8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Eğitim Sen İskenderun Şube Kadın Meclisi tarafından kadın dayanışma yemeği düzenlendi. İskenderun’da İsa Taş Paradise’de gerçekleştirilen geceye çok sayıda kadın katıldı.
Kadın dayanışmasını büyütmek ve 8 Mart’ın anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte müzik dinletileri de yer aldı. Gecede sahne alan Grup Sıla, seslendirdiği ezgilerle katılımcılara keyifli anlar yaşatırken, Eğitim Sen Erbane Grubu da ritimleriyle geceye renk kattı.
Kadın Meclis Başkanı Meryem Çolak Keskin: “Kadınlar eşit ve özgür bir yaşam mücadelesini büyütmeye devam edecek”

Kadın Meclis Başkanı Meryem Çolak Keskin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek dünyada ve Türkiye’de kadınların karşı karşıya kaldığı eşitsizlik, şiddet ve hak ihlallerine karşı dayanışma ve örgütlü mücadelenin önemini vurguladı.
Kadın Meclis Başkanı Meryem Çolak Keskin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz bir yaşam talebini yineledi.

Keskin, kadınların hak mücadelesinin tarihsel köklerine değinerek 8 Mart’ın ortaya çıkış sürecini hatırlattı. 1857 yılında ABD’nin New York kentinde tekstil sektöründe çalışan kadın işçilerin düşük ücretleri, uzun çalışma saatleri ve ağır çalışma koşullarını protesto etmek için greve gittiklerini belirten Keskin, grev sırasında yaşanan müdahale ve çıkan yangında 129 kadın işçinin hayatını kaybettiğini ifade etti.
Bu olayın kadınların eşit haklar mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Keskin, 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin ve arkadaşlarının önerisiyle her yıl bir “Kadınlar Günü” düzenlenmesinin kabul edildiğini hatırlattı. Birleşmiş Milletler’in ise 1977 yılında 8 Mart’ı resmen “Dünya Kadınlar Günü” olarak ilan ettiğini kaydetti.

Keskin açıklamasında, aradan geçen yıllara rağmen kadınların dünyanın birçok yerinde savaş, yoksulluk, ayrımcılık ve şiddetin en ağır sonuçlarını yaşamaya devam ettiğini belirtti. Özellikle çatışma ve kriz bölgelerinde kadınların ve çocukların ağır bedeller ödediğini dile getiren Keskin, Suriye, İran, Afganistan ve Filistin başta olmak üzere birçok bölgede kadınların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ifade etti.
Türkiye’de de kadınların yaşam hakkına yönelik tehditlerin sürdüğünü belirten Keskin, kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda daha güçlü politikalar geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların çalışma hayatında güvencesiz koşullarla karşı karşıya kaldığını ve toplumsal yaşamdan dışlanmaya yönelik politikaların arttığını savunan Keskin, kadınların haklarına yönelik tartışmaların da endişe yarattığını söyledi.

Kadınların tüm baskılara rağmen mücadelelerini sürdüreceğini dile getiren Keskin, kadın dayanışmasının önemine dikkat çekti.
Keskin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Eşit, özgür, laik ve şiddetsiz bir yaşam talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların yaşamlarına, emeklerine ve haklarına yönelik her türlü saldırıya karşı dayanışmamızı ve mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.”








