Barbaros Lisesi Bilişim Bölümü Öğrencisi Ekogündem Gazetesi’nin stajeri DAMLA ÇAKIR’IN KALEMİNDEN; “YAPAY ZEKÂ VE İNTERNET İNTERNETİN TARİHÇESİ”
İnternetin temelleri 1960’lı yıllarda ABD’de kurulan ARPANET adlı ağ ile atılmıştır. Bu sistem, bilgisayarların birbirine bağlanmasını sağlıyordu.
1970’li yıllarda geliştirilen TCP/IP adlı iletişim kuralları sayesinde bilgisayarlar ortak bir dil kullanarak iletişim kurmaya başladı. Bu gelişme internetin hızla büyümesini sağladı.

1980’li yıllarda üniversiteler ve araştırma merkezleri interneti kullanmaya başladı. 1990 yılında Tim Berners-Lee’nin geliştirdiği World Wide Web (WWW) ise internetin yaygınlaşmasında dönüm noktası oldu. Artık insanlar internet üzerinden kolayca bilgiye ulaşabiliyordu.
1990’lardan sonra internet evlere girdi. E-posta ve web siteleri yaygınlaştı. 2000’li yıllarla birlikte sosyal medya, akıllı telefonlar ve bulut teknolojileri hayatımıza girdi. Günümüzde internet; eğitimden alışverişe, iletişimden eğlenceye kadar hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır.
İNTERNET NEDİR?
İnternet, dünya genelinde milyonlarca bilgisayarı birbirine bağlayan büyük bir iletişim ağıdır. Bu ağ sayesinde insanlar bilgi paylaşabilir, haberleşebilir ve birçok işlemi çevrim içi olarak gerçekleştirebilir.
YAPAY ZEKÂ
GİRİŞ
Yapay zekâ, bilgisayarların insan gibi düşünmesini, öğrenmesini ve karar vermesini sağlamayı amaçlayan bir teknolojidir. Günümüzde birçok alanda kullanılmaktadır.
YAPAY ZEKÂNIN TARİHÇESİ
Yapay zekâ çalışmaları 1950’li yıllarda Alan Turing’in “Makineler düşünebilir mi?” sorusuyla başlamıştır. 1956 yılında yapılan Dartmouth Konferansı’nda “yapay zekâ” kavramı ortaya atılmıştır.
1960 ve 70’li yıllarda ilk yapay zekâ programları geliştirildi. Ancak bilgisayarların gücü sınırlı olduğu için gelişim yavaş ilerledi.
1980’li yıllarda “uzman sistemler” geliştirildi. Bu sistemler, belirli alanlarda insan uzmanların bilgisini taklit edebiliyordu.
1997 yılında IBM’in geliştirdiği Deep Blue adlı bilgisayar, dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov’u yenerek büyük ses getirdi.
2000’li yıllardan sonra internetin ve güçlü bilgisayarların gelişmesiyle yapay zekâ hızla ilerledi. Ses tanıma, yüz tanıma, otomatik çeviri ve sürücüsüz araçlar gibi teknolojiler ortaya çıktı.
Bugün yapay zekâ; sağlık, eğitim, ulaşım ve iletişim gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Gelecekte ise hayatımızda çok daha önemli bir yer tutması beklenmektedir.
YAPAY ZEKÂ TÜRLERİ
Yapay zekâ üçe ayrılır:
1. Dar (Zayıf) Yapay Zekâ
• Sadece belirli bir görevi yapar.
• Örneğin: Siri, Google Asistan, yüz tanıma sistemleri.
2. Genel (Güçlü) Yapay Zekâ
• İnsan gibi farklı alanlarda düşünebilir ve öğrenebilir.
• Henüz tam olarak geliştirilememiştir.
3. Süper Yapay Zekâ
• İnsan zekâsını her alanda aşan sistemlerdir.
• Şu an sadece teorik bir kavramdır.
İNTERNET VE YAPAY ZEKÂNIN İLİŞKİSİ
İnternet ve yapay zekâ günümüzün en önemli iki teknolojisidir ve birbirini tamamlar.
İnternet, milyarlarca insanın ürettiği verileri içerir. Yapay zekâ ise bu verileri analiz ederek anlamlı sonuçlar çıkarır.
Örneğin:
• Sosyal medyada karşımıza çıkan öneriler
• Arama motorlarında çıkan sonuçlar
• Online alışveriş sitelerinin önerileri
Bunların hepsi internet ve yapay zekânın birlikte çalışmasının sonucudur.
Gelecekte bu iş birliği daha da güçlenecektir. Akıllı şehirler, sürücüsüz araçlar ve gelişmiş sağlık sistemleri bunun örnekleridir.
GÜNLÜK HAYATTA İNTERNET
İnternet günlük hayatımızın her alanında kullanılmaktadır:
• Eğitimde online dersler ve araştırmalar
• İletişimde sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları
• Online alışveriş ve bankacılık işlemleri
• Film izleme, müzik dinleme ve oyun oynama
Kısacası internet, hayatımızı kolaylaştıran önemli bir araçtır.
AVANTAJLARI
İnternetin Avantajları
• Bilgiye hızlı erişim sağlar.
• İletişimi kolaylaştırır.
• Online işlemleri pratik hale getirir.
• Eğitim ve araştırma için geniş kaynak sunar.
• Eğlenceye ulaşmayı sağlar.
Yapay Zekânın Avantajları
• Verileri hızlı analiz eder.
• İnsan hatasını azaltır.
• Zaman kazandırır.
• Sağlık ve ulaşım gibi alanlarda yenilikler sunar.
• Kişiye özel öneriler sağlar.
İNTERNETİN RİSKLERİ
• Yanlış ve güvenilir olmayan bilgiler yayılabilir.
• Kişisel bilgiler çalınabilir (siber güvenlik sorunu).
• Aşırı kullanım bağımlılığa yol açabilir.
• Gizlilik sorunları yaşanabilir.
• Dolandırıcılık ve sahte haberler görülebilir.







