Cihat Yaycı: Denizden Vazgeçen, Geleceğinden ve Ekonomisinden Vazgeçer

Published on:  /   Yorum yapılmamış

İskenderun’da “Mavi Vatan” Konferansı: Deniz Ticaret Yolları, Egemenlik ve Ekonomi Vurgusu

Emekli Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, İskenderun’da verdiği konferansta denizlerin küresel güç, enerji ve ekonomi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek, “Mavi Vatan’a sahip çıkmak, Türkiye’nin geleceğine, ekonomisine ve enerjisine sahip çıkmaktır” dedi.

Emekli Tümamiral ve akademisyen Dr. Cihat Yaycı, İskenderun’da düzenlenen konferansta “Mavi Vatan” doktrinini; ekonomi, enerji, küresel ticaret ve egemenlik boyutlarıyla ele aldı. Konferansta denizlere hâkim olmanın küresel güç olmanın temel şartı olduğunu vurgulayan Yaycı, “Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur. Kıtalar arası ilişkiyi sağlayan ana unsur su ve denizdir. Denizden vazgeçen, geleceğinden, enerjisinden ve ekonomisinden vazgeçmiş olur” ifadelerini kullandı.

Deniz ticaretinin küresel taşımacılığın omurgası olduğunu belirten Yaycı, deniz ticareti olmadan dünya ekonomisinin ayakta kalamayacağını söyledi. Deniz ticaret yollarının açık tutulmasının stratejik bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Yaycı, bunun ancak Mavi Vatan’a kararlılıkla sahip çıkılmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ege’deki deniz yetki alanlarının, enerji güvenliği ve ekonomik bağımsızlık açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

İskenderun’un bu tabloda özel bir yere sahip olduğunu belirten Yaycı, İskenderun Körfezi’nin Doğu Akdeniz’in en önemli lojistik ve stratejik merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Bölgenin deniz ticareti, enerji hatları ve askeri deniz gücü açısından Türkiye’nin güneydeki kilit kapısı olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasında denizlerin yalnızca fiziki alanlar değil, aynı zamanda birer egemenlik ve hafıza meselesi olduğunun altını çizen Yaycı, isimlendirmelerin taşıdığı öneme vurgu yaptı. Haritalarda ve resmi metinlerde “Adalar Denizi” ifadesinin kullanılmasının tarihi ve hukuki bir gerçeklik olduğunu belirten Yaycı, Lozan Antlaşması’nda da bu denizin “Adalar Denizi” olarak geçtiğini hatırlattı. “İsimler birer hafızadır. İstanbul dediğinizde güçlüdür, İstanbul Boğazı dediğinizde güçlüdür; Bospor dediğinizde ise algı değişir. Kendi hafızamıza, kendi kavramlarımıza sahip çıkmalıyız” dedi.

Ege ve Akdeniz’deki adaların Türkçe isimlerle anılmasının da egemenlik mücadelesinin bir parçası olduğunu ifade eden Yaycı, Adalar Denizi’nin yalnızca coğrafi bir alan değil, aynı zamanda siyasi, hukuki ve ekonomik bir egemenlik alanı olduğuna dikkat çekti.

Konferans, Mavi Vatan’ın Türkiye için sadece askeri bir doktrin değil; enerji güvenliği, deniz ticareti, küresel taşımacılık ve ekonomik bağımsızlığın teminatı olduğunun vurgulanmasıyla sona erdi.

Kategori:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Arşivler