Başkan Nehir: “İlke ve devrimlerine daha sıkı sarılıyoruz”

Published on:  /   Yorum yapılmamış

Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 78. Yıl dönümü anma töreni tüm yurtta olduğu gibi İlçemizde de gerçekleştirildi. Anma töreni programı 75. yıl parkında bulunan Atatürk anıtına İçe Kaymakamı Dr. Cahit Çelik, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir tarafından çelenk koyulmasıyla başladı. İki dakikalık saygı duruşunun Ardından İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilerek yarıya indirildi.

  1. Yıl Cumhuriyet Parkında Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen anma Törenine Kaymakam Dr. Cahit Çelik, Belediye başkanı Mithat Nehir, Garnizon Komutanı Emrah Nergiz, Emniyet Müdürü Namık Ayran, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hilmi Kapo, Daire Amirleri, Okulların yönetici ve öğretmenleri, öğrencileri, Askeri erkan, gaziler, Sivil Toplum Kuruluş ve Siyasi Parti Temsilcileriyle halktan kişiler katıldı. Atatürk Anıtına çelenklerin konulmasının ardından 10 Kasım Atatürk’ü anma töreni Kültür Merkezinde devam edildi.

10 Kasım’da Samandağ Çarşı merkezinde Atatürk’ü anmak için saatlerin 09.05’i gösterdiği sırada çok sayıda araç yol üzerinde durarak Araçlarından inen sürücülerle o sırada yolda yürüyen kişiler, Atatürk’ün hayata veda ettiği saatte 2 dakikalık saygı duruşunda bulundu.

10 Kasım Atatürk’ü anama programı Kültür merkezinde devam etti. İki dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı okumasının ardından Yüksel Acun Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı şiir, oratoryo sahne almasından sonra Atatürk’ün sevdiği şarkılar söylendi. Tören Atatrük’ün hayatını anlatan filminden kısa film slayt şeklinde gösterimi sunulmasının ardından Lise öğrencilerinden Canberk Galioğlu, Cansel Uzun, İpek Yüksek Atatürk ile ilgili şiir okudu. Tören, Yüksel Acun Anadolu Lisesi müzik öğretmeni Uygar Şen’in eşliğinde hazırlamış oldukları müzik dinletisi ile sona erdi.

Törende, Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Yüksel Acun Anadolu Lisesi müdürü Necdet Miçooğulları yaptı. Miçooğulları konuşmasında “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” 15 Haziran 1926 tarihinde ortaya çıkarılan İzmir suikastı sonrasında ATATÜRK, Anadolu Ajansına verdiği demeçte söylemiştir bu sözünü10 Kasım 2015. O naçiz vücudun toprak olmak için aramızdan ayrılışının üzerinden 77 yıl geçti. 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 30 Ağustoslar. 29 Ekimler, 10 Kasımlar yıllar yılı birbirini kovaladıkça daha da anlamlı olan bu yıl dönümleri bize şunu gösteriyor. İnsanlık adına atılan her adım kalıcıdır.

Atamızın bedenen yokluğu O’nun ilke ve devrimlerini benimsememize ve uygulamamıza engel değildir, aydınlığından güç alarak Cumhuriyetimize, ilke ve devrimlerine daha sıkı sarılıyoruz. Türk ulusunun soylu niteliklerini kişiliğinde birleştiren ATATÜRK boyun eğmeyen, yazgıcılığı reddeden, engin öngörüleri ile olaylara yön veren, bilimsel ve çağdaş düşüncenin simgesi bir önderdir. Ulu Önder yüklendiği tarihsel görevle Türk ulusunun yazgısını ve tarihin akışını değiştirmiş dünyanın yeniden biçimlenmesinde de önemli rol almıştır. Zor günler bu ulusun iradesinin güçlülüğünü kanıtlamıştır her zaman.

Çanakkale’de yedi düvele mucizeler göstermişsek Kurtuluş Savaşı’yla dünyaya yeniden destan yazmışsak, devrimlerle emperyalizme dudak uçuklatmışsak bugün de aynı azim ve kararlılıkla Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temellerini daha da güçlendireceğiz. Savaşımı ve çağdaşlaşma atılımlarıyla başka uluslara da yol gösteren ATATÜRK, ülküsü, düşünce sistemi, yaşamı, başarıları, üstün kişiliği, barışçı, güvenilir ve insan severlik değerleri ile geride bıraktığı yıkılmaz eserleriyle tarihe damgasını vurmuş, dünyada da saygınlık kazanmıştır.

Kurtuluş Savaşı ile başlayıp Cumhuriyet ile taçlanan savaşımın amacı uygarlaşma, çağdaşlaşma, aydınlanma; ulusal ant içinde, ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız, laik, demokratik bir devlet kurmaktır. Ulu Önderimiz, “Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel ve eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederse manevi mirasçılarım olurlar.” derken bu temel eksen; çağdaşlaşma ve aydınlanmayı temel alan laik Türkiye Cumhuriyetidir.

ATATÜRK, özgür düşünceli, bilimi ve aklı yol gösterici kabul eden gençliğin bir milletin varlığının devamını sağlayan çok önemli bir güç olduğunu da biliyordu. Yapılacak çok işimiz var. 10 Kasımlar bizim için ağıt günü değildir. Acılar yüreklere damıtılmıştır çoktan.

Bu dağlanan yürekler bu günlere ulaşabilmek için ulusça ödenen büyük bedelleri unutmadan; daha refah daha mutlu bir Türkiye için çalışacaktır. Bu yüzden 10 Kasımlar yas tutma zamanı değil diriliş zamanıdır. ATATÜRK her 10 Kasım’da bu ülkenin gençleriyle ve hep genç kalacak yediden yetmişe her kesimiyle yeniden dirilecektir” dedi.

Kategori:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.