KESK’e bağlı Eğitim Sen Şube Kadın Sekreteri Meryem Çolak Keskin, Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Keskin, olayın yalnızca bir ölüm haberi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması ve sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, kadın eğitim emekçilerinin görev yaptıkları birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, ayrımcılık ve idari baskılar gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Bu sorunlara yönelik kalıcı ve etkili politikaların geliştirilmediği vurgulandı.
Kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşulların münferit olmadığı belirtilen açıklamada, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik olumsuz politikaların, kadınları koruyan uluslararası mekanizmalardan uzaklaşılmasının ve cezasızlık uygulamalarının kadınlara yönelik şiddeti artırdığı savunuldu.
Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarının eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarını sağlamakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, mobbing, ayrımcılık ve şiddet vakalarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Meryem Çolak Keskin, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüyle ilgili tüm iddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirterek, ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların ortaya çıkarılmasını istedi. Kadın eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayacak önlemlerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulunan Keskin, Eğitim Sen olarak sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
Açıklamanın sonunda Eğitim Sen, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dileyerek, “Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar sürecin takipçisi olacağız” mesajını verdi.













