Milletvekili Nermin Yıldırım Kara’dan Eğitim Sendikalarına Taziye ve Dayanışma Ziyareti

Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Kahramanmaraş merkezli yaşanan elim olayların ardından İskenderun’daki eğitim emekçisi sendikalarına bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Kara, bu ziyaretlerde öğretmenlere geçmiş olsun dileklerini ve dayanışma duygularını iletti, aynı zamanda okullardaki güvenlik sorunları ve artan şiddet konusundaki endişelerini dile getirdi.

Üç Ayrı Sendikaya Ziyaret
Nermin Yıldırım Kara, İskenderun’da eğitim çalışanlarının sesi olan üç farklı sendikayı ziyaret etti:
Türk Eğitim-Sen Hatay 2 No’lu Şubesi: Şube Başkanı Yavuz Selim Yanık ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Nazik ev sahiplikleri ve samimi sohbetleri için başta Sayın Yanık olmak üzere tüm Türk Eğitim-Sen ailesine teşekkürlerini sundu.

Eğitim-İş Hatay 2 No’lu Şubesi: Şube Başkanı Hasan Kuş ve yönetim kurulu üyeleriyle buluştu. Kuş ve Eğitim-İş ailesine gösterdikleri misafirperverlik için minnettar olduğunu belirtti.
Eğitim Bir-Sen İskenderun Şubesi: Şube Başkanı Cengiz Kaya ve yönetim kurulu üyeleriyle görüştü. Özveriyle görev yapan meslek camiasına emeklerine sağlık diledi.
Tüm ziyaretlerde, Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olay nedeniyle geçmiş olsun dilekleri iletildi ve öğretmenlerin fedakâr çalışmaları için teşekkür edildi.
“ŞİDDET SALGINI OKULLARA DA BULAŞTI”
Milletvekili Kara, sendika ziyaretlerinin ardından yaptığı değerlendirmede, Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’na yapılan saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Sokaktaki şiddet salgınının okullara da tamamen bulaştığına dikkat çeken Kara, konuyla ilgili daha önce Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soru önergeleri verdiklerini hatırlattı.
Kara, önergelerine verilen yanıtların sadece “mevzuatın dökümünün yapılmasından” ve “İyi şeyler yapıyoruz” demekten ibaret kaldığını, sahada ise hiçbir somut adım atılmadığını savundu. Okulların güvenlikten yoksun kalmasını, “topluma bilinçli biçimde yayılan şiddet ideolojisi” ile eğitimi “maarif diyerek bütün sorunları çözdüğünü zanneden bir yönetim anlayışının” sonucu olarak gördüğünü belirtti. Son olarak, mevcut yönetim anlayışının ne çocuğu, ne kadını, ne işçiyi, ne emekliyi ne de doğayı koruyabildiğini, bu yönetimle daha fazla devam etmenin mümkün olmadığını ifade etti.