HATAY’DA SU SÜMBÜLÜ KADINLARIN EMEĞİYLE GELİRE DÖNÜŞÜYOR: DOĞA KORUNUYOR KADINLAR KAZANIYOR

Published on:  /   Yorum yapılmamış

Hatay’da çevre sorunu olarak görülen su sümbülleri, Türkiye Sürdürülebilir İnsani Yardım ve Eğitim Vakfı (TÜRSiYEV) öncülüğünde yürütülen projeyle kadınların el emeğiyle ekonomik değere dönüşüyor. Gölden toplanan su sümbülleri kurutuluyor, ardından kadınlar tarafından sepet, supla, bardak altlığı, çanta, çiçek sepeti ve çeşitli dekoratif ürünlere dönüştürülerek satışa sunuluyor.

TÜRSİYEV (Türkiye Sürdürülebilir İnsani Yardım ve Eğitim Vakfı) kurucusu Aylin Uçkunkaya, Vakfın Saha, Proje ve İşletme Genel Direktörü Halit Karagülle ve Usta öğreticiler; Azize Alay, Elif Akköprü yaptıkları çalışmalarla harikalar yaratıyorlar.

Hatay’da çevre sorununa çözüm amacıyla başlayan çalışma, zaman içerisinde kadın istihdamını ve kadın emeğini merkeze alan sürdürülebilir bir projeye dönüştü.

Bir tarafta göl ve su kaynaklarının temizlenmesine katkı sağlanırken diğer tarafta kadınların emeği ekonomik değere dönüştürülüyor.


PROJE 2023 YILININ HAZİRAN AYINDA ŞEKİLLENDİ

Uçkunkaya, projenin kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla Ankara’da bakanlıklar ve ilgili kurumlarla görüşmeler yapıldığını belirterek şöyle konuştu:
“Proje 2023 yılı Haziran ayında şekillendi. Daha sonra Ankara’da, özellikle bakanlıklarımız ve gerekli kurumlarla görüşmeler gerçekleştirdik. Projemizle ilgili onayları aldık. Bunun sonrasında iki yıllık kurumsal bir hibe süreci oluşturuldu. Projenin kurumsal ve sürdürülebilir olması için bu yolu izledik. Daha sonra valilikten onay aldık ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ile anlaşma yaparak projeye başladık.”

BAŞLANGIÇTA SU SÜMBÜLLERİ İMHA EDİLECEKTİ
Projenin başlangıçtaki temel amacının çevresel sorunun ortadan kaldırılması olduğunu anlatan Uçkunkaya, sahadaki çalışmalar sırasında su sümbüllerinin aynı zamanda kadınların emeğiyle ekonomik bir değere dönüştürülebileceğinin fark edildiğini söyledi.
“Projenin amacı doğayı korumaktı ve hâlâ bu amaçla devam ediyor. Ancak proje başladıktan sonra farklı bir boyut kazandı. Başlangıçta su sümbüllerini toplayıp Gölbaşı bölgesinden çıkararak imha edecektik. Fakat gördük ki bu çalışma aslında çok güzel bir istihdam projesine dönüşebilir. Biz de projeyi kadınları destekleyecek bir kadın istihdamı projesine çevirdik.”

Böylece su sümbüllerinin gölden toplanarak kurutulduğunu ve ardından kadınların el emeğiyle çeşitli ürünlere dönüştürüldüğünü belirten Uçkunkaya, çevre ve ekonomi arasında önemli bir bağ oluşturulduğunu ifade etti.
“Böylece hem göl nefes alıyor hem de topladığımız su sümbülleri kadınların emeğiyle paraya, gelire dönüşüyor. Gölden topladığımız su sümbüllerini kurutuyoruz. Halk Eğitim ile birlikte gerçekleştirdiğimiz kursların ardından kadınlarımızın üretim sürecine katılmasıyla bunlar çok güzel dekoratif ürünlere dönüşüyor. Daha sonra bu ürünleri ulusal piyasada satıyoruz.”

SU SÜMBÜLÜNDEN SEPET, ÇANTA VE DEKORATİF ÜRÜNLER ÜRETİLİYOR
Projenin yalnızca su sümbüllerinin toplanmasından ibaret olmadığını vurgulayan Uçkunkaya, toplama, kurutma, işleme, örme ve satış aşamalarının tamamının sürdürülebilir bir ekonomik döngü oluşturduğunu söyledi.
Kadınların el emeğiyle hazırladığı ürünler arasında sepetler, suplalar, bardak altlıkları, çantalar ve çiçek sepetleri bulunuyor.

Uçkunkaya, başlangıçta Hatay’da düzenlenen fuarlara ve çeşitli etkinliklere katılarak ürünleri tanıttıklarını belirterek, kadınların üretim kapasitesinin görülmesiyle birlikte projenin daha geniş bir pazara ulaştığını ifade etti.

“Kadınlarımızdaki potansiyeli görünce bunun çok daha sürdürülebilir ve büyük bir boyuta taşınabileceğini gördük. Şu anda ürünlerimiz 81 farklı lokasyonda satılıyor. İlk büyük siparişimiz yaklaşık 45 bin parçaydı. Bizim için çok büyük bir siparişti.”

ÜRÜNLER ULUSAL PAZARA AÇILDI
Projenin farklı satış kanallarına da ulaştığını belirten Uçkunkaya, ürünlerin belirli bir kalite standardına ulaştığını ve siparişlerin devam ettiğini söyledi.

“Gelen siparişlerden çok memnunuz. Böyle bir noktaya gelmiş olmamız, belli bir kaliteyi yakaladığımızı da gösteriyor. Ürünlerimizi rekabetçi bir şekilde üretiyoruz. Ayrıca Trendyol’da da çalışmaya başladık. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında bize sıfır komisyon desteği sağlıyorlar.”

Kadınların ürettiği ürünlerin satışının projenin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirten Uçkunkaya, özellikle yılbaşı döneminde kurum ve firmalardan gelen taleplerin arttığını söyledi.

“Projenin sürdürülebilir olması için kadınlarımızın yaptığı bu ürünleri satmamız gerekiyor. Şimdiden yılbaşı hediyelerini düşünmeye başlayan firmalar var. Çok güzel siparişler almaya başladık.”

SU SÜMBÜLÜ HAMMADDE OLARAK İHRAÇ EDİLECEK Mİ?
Röportajda su sümbülünün hammadde olarak işlenmesi ve ilerleyen dönemde ihracata konu olup olmayacağı da gündeme geldi.

Uçkunkaya, öncelikli hedeflerinin hammadde ihracatından ziyade Türkiye’de oluşabilecek ekonomik potansiyeli değerlendirmek olduğunu belirtti.

“İhracat elbette mümkün olabilir. Kendi yaptığınız ürünleri ihraç etmek farklı bir konu. Ancak hammadde olarak ihraç edilmesini şu anda düşünmüyoruz. Çünkü Türkiye’de bunu kullanabileceğiniz ve satabileceğiniz çok büyük fırsatlar var. Önceliğimiz bu potansiyeli Türkiye’de değerlendirmek.”

KADINLAR İÇİN YALNIZCA ÜRETİM DEĞİL YENİ BİR YAŞAM ALANI
Projenin kadınlar açısından anlamı ise üretimin içerisinde yer alan kadınların anlatımlarıyla daha da belirginleşiyor.

28 yaşındaki Fatma, aile ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla projeye dahil olduğunu belirterek, el işi ve örgüye olan ilgisinin burada üretime dönüşmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.
“28 yaşındayım, ailemle beraber yaşıyorum. Ben de burada herkes gibi aileme, ev ekonomisine katkıda bulunmak için geldim. Örgü yapmayı çok seviyorum. Daha önce de kendimce patik ve çeşitli örgüler yapıyordum. Böyle bir yer açıldığını duyunca çok hoşuma gitti ve heyecanla geldim.”

Projede yalnızca üretim yapmadığını, aynı zamanda yeni arkadaşlıklar ve deneyimler kazandığını ifade eden Fatma, eğitim sürecinde kendilerine destek olan eğitmenlere de teşekkür etti.
“Benim için farklı bir deneyim oldu. Farklı arkadaşlarım oldu, farklı deneyimler kazandım. Burada yeni arkadaşlıklar edindim. Hocalarımız da çok ilgili ve alakalı. Hepsine çok teşekkür ediyorum.”

“ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇTİK, BU PROJE BİZE GÜÇ VERDİ”
Deprem sonrası yaşanan zorlu sürecin kadınlar üzerindeki ekonomik ve sosyal etkisine de değinen Fatma, projenin kendisi açısından yalnızca bir gelir kapısı olmadığını söyledi.
“Biliyorsunuz ki biz çok zorlu bir dönemden geçtik. Sevdiklerimizi ve ailemizden insanları kaybettiğimiz, hem maddi hem de manevi anlamda çok sıkıntılı bir süreçti. Böyle bir yerin olması benim için hem maddi hem de manevi anlamda çok büyük katkı sağladı.”

“KONTEYNERDE BAŞLADIK, BUGÜN ÜRETİM ALANLARIMIZ VAR”
Projede üretimin ilk dönemlerinde yer alan başka bir kadın emekçi ise çalışmaların konteynerde başladığını anlattı.
“Örmeye konteynerde başladık. O zaman örücülük yaptığımız ayrı bir alanımız yoktu. Konteynerde başladık. Çok güzel ürünler çıkmaya başladıkça işimizi daha çok sevmeye başladık.”
Kendisinin özellikle kurutma sürecinde görev aldığını belirten kadın emekçi, zaman içerisinde çalışmaların sistemli bir üretim sürecine dönüştüğünü söyledi.
“Ben genelde kurutma işlemindeydim. Her şeye koşturmaya çalışıyordum. Açıkçası burayı bir düzene koymaya çalışıyorduk. Sonunda oldu. Gerçekten her şey çok güzel oldu. Şimdi kurutma alanlarımız da var, örücülük yaptığımız yerler de var. Ürünlerimiz de çok güzel çıkıyor. Mutluyuz, severek geliyorum buraya.”

“KURUTUYOR, DÜZENLİYOR, ÖRÜYOR VE ÜRETİME KATKI SUNUYORUZ”
Projenin kendilerine yeni bir üretim alanı kazandırdığını ifade eden kadın emekçi, Hatay Büyükşehir Belediyesi ve projeye destek verenlere teşekkür etti.

“Öncelikle Sayın Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Öntürk’e, Türkiye halkına çok çok teşekkür ediyoruz. Onların sayesinde bu işi sahiplendik ve güzel bir noktaya geldik. Kuruttuğumuz sapları düzenleyerek örüyoruz. Üretime katkı sunuyoruz.”

SU SÜMBÜLÜ ARTIK YALNIZCA ÇEVRE SORUNU DEĞİL
Hatay’daki proje, su sümbülünün yalnızca temizlenmesi gereken bir bitki olarak değil, doğru yöntemlerle değerlendirildiğinde kadın emeği ve yerel ekonomi açısından bir üretim girdisine dönüşebileceğini ortaya koyuyor.
Bir tarafta göl ve su kaynaklarının temizlenmesine katkı sağlayan çalışma, diğer tarafta kadınların el emeğini ekonomik değere dönüştürüyor.
Toplama, kurutma, işleme, örme ve satış aşamalarının oluşturduğu bu model, çevre ile kadın istihdamını aynı üretim zincirinde buluşturuyor.
Su sümbülünden sepete, çantaya ve dekoratif ürüne uzanan bu hikâye, Hatay’da doğanın korunması ile kadın emeğinin ekonomik hayata katılmasının aynı projede buluştuğu örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.

TÜRSİYEV (Türkiye Sürdürülebilir İnsani Yardım ve Eğitim Vakfı) kurucusu Aylin Uçkunkaya, Vakfın Saha, Proje ve İşletme Genel Direktörü Halit Karagülle ve Usta öğreticiler; Azize Alay, Elif Akköprü yaptıkları çalışmalar takdire şayan.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Customized Social Media Icons from Acurax Digital Marketing Agency
Visit Us On InstagramVisit Us On FacebookVisit Us On Linkedin