İskenderun Emek ve Demokrasi Platformu, Türkiye’de demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine yönelik müdahalelere karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Mustafa Çankaya yaptı. Açıklamada, son dönemde yargı üzerinden siyaseti şekillendirmeye yönelik girişimlerin toplumda ciddi kaygılar yarattığı ifade edildi.
Mustafa Çankaya, CHP Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının yalnızca bir siyasi partiyi değil, doğrudan demokrasiyi ve halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ilgilendirdiğini belirtti. Çankaya, siyasi partilerin demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, partilerin iç işleyişine yönelik müdahalelerin demokrasiye zarar verdiğini söyledi.
Açıklamada, hukuk devletinin evrensel hukuk ilkelerine göre işlemesi gerektiğine dikkat çekilerek, yargının siyaseti dizayn etme aracı haline getirilmesinin toplumsal barışı ve hukuka olan güveni zedelediği ifade edildi.
İskenderun Emek ve Demokrasi Platformu olarak seçme ve seçilme hakkını, halk iradesini, temel hak ve özgürlükleri, demokratik temsili ve hukuk devletini savunmaya devam edeceklerini belirten Mustafa Çankaya, demokrasiye inanan herkesi ortak mücadelede buluşmaya çağırdı.
Bizler İskenderun Emek ve Demokrasi Platformu olarak; Seçme ve seçilme hakkının, Halk iradesinin, Temel hak ve özgürlüklerin, Demokratik temsilin ve hukuk devletinin kararlılıkla savunulacağını bir kez daha ilan ediyoruz. Bizler; halkın iradesini tartışmalı hale getiren anlayışlarla değil, demokrasiye inanan, yönünü özgürlüğe, eşitliğe ve halk egemenliğine çevirmiş olanlarla yan yana duracağız. Seçme ve seçilme hakkını her koşulda savunan, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi tartışmasız biçimde sahiplenenlerle yol arkadaşlığı yapacağız. Çünkü biliyoruz ki demokrasi; yalnızca sandığın kurulması değil, halkın verdiği kararın koşulsuz biçimde kabul edilmesidir.
Değerli halkımız, Bu süreçte hangi siyasi görüşten olursa olsun, demokrasiye inanan herkesin ortak bir sorumluluğu vardır. Çünkü hak ve özgürlükler zedelendiğinde bunun etkisi yalnızca belli bir kesimle sınırlı kalmaz; bütün toplumu etkiler. Sessiz kalan toplumlar değil, dayanışmayı büyüten toplumlar geleceğine sahip çıkabilir. Hiç kimse bu ülkenin gençlerini umutsuzluğa, emekçilerini çaresizliğe, halkını ise suskunluğa mahkûm edemez. Bu ülkenin insanları; eşit, özgür, adil ve onurlu bir yaşamı fazlasıyla hak etmektedir. Bizler; baskının değil hukukun, korkunun değil özgürlüğün, ayrışmanın değil kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; Hukukun susturulduğu yerde adalet yaralanır, Adaletin yaralandığı yerde demokrasi güç kaybeder, Demokrasinin güç kaybettiği yerde ise toplumsal barış tehdit altına girer. Bu nedenle; Adalet için, Demokrasi için, Özgürlük için, Eşit yurttaşlık için, Barış ve kardeşlik için; Birleşik mücadeleyi büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Gün; demokrasiye sahip çıkma günüdür. Gün; dayanışmayı büyütme günüdür. Gün; halkın iradesini savunma günüdür. Ve inanıyoruz ki; Adalet, demokrasi ve halkın ortak vicdanı mutlaka kazanacaktır. Yaşasın halkın iradesi! Yaşasın demokrasi ve adalet mücadelemiz!”
Çankaya’nın ardından KESK’e bağlı Eğitim-Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, CHP İskenderun İlçe Başkanı Hüseyin Derin de kısa konuşmalar yaparak demokrasi ve hukuk vurgusu yaptı.
Açıklama, “Yaşasın halkın iradesi, yaşasın demokrasi ve adalet mücadelemiz” sloganıyla sona erdi.












