İyi Doktorlar İyi ki Varlar…

Yayım tarihi:  /   Yorum yapılmamış

Çevre kirliliği azalsın diye toplu taşımalara yönlendiriliyoruz. Toplu taşıma vurguları sıkça yapılıyor. Peki İskenderun’ da toplu taşımalar ne kadar güvenli? Canımızı kimlere emanet ediyoruz? Canımızı emanet ettiğimiz insanlar ne kadar eğitimli?

Bu konuyu başka bir yazıda ele almak ve detaylı incelemek daha yerinde olacaktır. 19 Ocak 2018 tarihinde meydana gelen bir toplu taşıma kazasında yaşanan ihmaller sonucunda yürüyemeyen ve omuriliği kırılan bir hastanın yaşadıklarını yazmak istiyorum.

“Bu hasta benim annem” Ambulans ile hastaneye sevk ediliyor. Acı sesleri hastanenin tüm koridorlarında yankılıyor. Rutin işlemler gerçekleştiriliyor. O ara hastasına koşan bir doktor, sedye ile oradan oraya taşınırken hasta ameliyata karar veriyor. Durumun kritikliğini belirtiyor. Birkaç saat önce yürüyerek hastaneye tahlillerini vermeye giden hasta birkaç saat sonra ambulans ile hastaneye getiriliyor. Toplu taşıma şoförünün bilinçsizliği, arabanın bakımsızlığı, yolların elverişsiz oluşu arabanın rampa aşağı direğe vurarak durmasına sebep oluyor. Toplu taşımalar apayrı bir konu olarak ele alacağım. Ama her şeye rağmen işini özveriyle yapan, tüm hastalarını bırakıp en acil hastasına koşan doktorumuzu ele almak istiyorum. Op. Dr. Özkan Çeliker Beyin ve sinir cerrahi uzmanı. Saatlerin değil saniyelerin hesabını yaparak acıyı dindirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Diğerleri gibi değil doktor aramıyorsunuz. Doktor yanınızda, doktorunuz size bilgi veriyor. İmkansız bir ameliyatın hazırlıklarını yapıyor. Ayaklarında zerre his olmayan hasta ile ilgileniyor. Hastaya bakarken size verdiği güven anlatılamaz. Hasta da böbrek yetmezliği var. Böbrek yetmezliği olan hastanın normal şartlarda bu ameliyata girmesi risk arz ediyorken kendinden emin bir şekilde bu işi yapabileceğini gösteriyor. 2 saat gibi kısa bir sürede tüm hazırlıkları tamamlayarak ameliyata giriyor. 3 saat gibi bir sürede ameliyat sürüyor.

Elinden gelenin fazlasını yaptığına o kadar emin ki o söylemeden siz anlıyorsunuz. Durumun ciddiyetini anlatıyor ama umutlu konuşması size güven veriyor. Ameliyattan sonra yoğun bakım ve akabinde servise alınıyor. 3 gün sonra ayağında zerre kıpırdama ve his olmayan hasta ayağını hissedip kıpırdatabiliyor. Op. Dr. Özkan Çeliker’in bu durumu görünce yaşadığı mutluluk anlatılamaz. Sizden daha fazla duruma seviniyor.  İmkansız, dönüşü mümkün olmayan bir omurilik zedelenmesini muhteşem bir operasyonla düzenleyen doktorumuz ve doktorumuzun özverisinde çalışan tüm doktorlar iyi ki varlar. Her gün sabah akşam hastasını kontrol ediyor. Hangi şartlarda olursa olsun hastasını asla bırakmıyor. Şu sözlerini asla unutmuyorum. “ Siz beni bırakmayın ben hastamı asla bırakmam” Bu sözü o kadar gerçek ve o kadar doğru ki sizi nerde görürse görsün hastasının durumunu soruyor. Ameliyatı yaptığı sıralarda devlet hastanesinde olan doktorumuz şimdi

nde tüm hastalarına elinden gelenin fazlasını yapıyor. Yaptığı başarıları anlık takip ediyorum. Mümkün olmayan tümör tedavilerini, omurilikte meydana gelen zedelenmeleri, bel fıtığını aynı gün tedavi edip göndermesini çok yakından takip ediyorum. İskenderun’un böyle doktorlarını asla kaybetmemesi gerekiyor.

İskenderun’un size bizimde size ihtiyacımız var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.