Ahilik

Yayım tarihi:  /   Yorum yapılmamış

MUSTAFA ÇÖLOĞLU

Âhilik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir. Ahi Evran tarafından kurulmuştur.
Ahi Evran hem kendisi hem de eşi Fatma bacıyla beraber erkekler kadar kadınların da toplum içerisinde ekonomik, kültürel ve askeri olarak aktif rol üstlenmesini sağlamaya yönelik çalışmalar yapmıştır. Ahi Evran’ın oluşturduğu Ahiyan-ı Rum teşkilatının sloganı ” Eline, diline, beline sahip ol” iken, Fatma Bacı’nın oluşturduğu Bacıyan- Rum yani Anadolu Kadınlar Birliği teşkilatının sloganı ise ‘işine aşına eşine’ sahip oldur…
Ahilik, aynı zamanda sosyal hayat kadar ekonomik hayatı da yönlendiren günümüzde hala geçerliliğini koruyan, bugünün şartlarında bile birçok ülkede sağlanamamış adaletli, verimli ve son derece güzel bir sistemi Türk toplumuna kazandırmış bir kültürdür.
Yalnız son yıllarda Ülkemizde hipermarketlerin ve süpermarketlerin açılmaya başlamaları ile beraber esnaf can çekmektedir. Bunun sebebi de küçük esnafın bunlarla rekabet edecek sermayeye ve güce sahip olamamalarıdır.
Tabi ki rekabet ortamı her şeyde olduğu gibi ticarette de olmalı ama Toplumda dengeleri korumak adına ‘Hiçbir işletme rakiplerini yok edecek kadar güçlü olmamalıdır’
Küçük Esnafları korumak için de biran önce önlemler alınmalıdır. Yapılması gerekenlerden bir tanesi Avrupa da olduğu gibi bizim Ülkemizde de hipermarketleşmeye sınırlama getirilmelidir. İhtiyaçlara göre küçük esnaflarda düşünülerek mesafeler konulmalıdır. Hatta bu yasa küçük esnaflar için bile uygulanabilir çünkü ihtiyaçtan fazla açılan küçük esnaflarda daha sonra sıkıntı yaşanmaktadır. İkinci önemli bir konuda üreticinin küçük alıcı ile büyük alıcı arasında fiyat farkı yapması yasak olmalıdır. Küçük esnafı en fazla sıkıntıya sokan uygulamalardan biri de budur. Bundan dolayı da rekabet ortamı mı oluşamamaktadır. Eğer küçük esnafı koruyacak olan bu önemli olan iki sorun halledilirse tabi ki modern dünyada yaşanan değişimi ve dönümü takip eden biz esnaflar kendimize düşeni her zamankinden daha fazla yapmamız gerektiğinin farkındayız. Hatta bu şartlarda bile elimizden gelenini yapıp ayakta kalmaya çalışıyoruz. Yeter ki yasalar da olduğu gibi küçük esnaf korunsun ve kollanmaya çalışılsın.

Tabi yasa yapıcılardan beklentilerimiz olduğu gibi bizim yapmamız gerekenlerde var. Bence en önemlisi esnafın esnafa sahip çıkmasıdır. Yani Vatandaşın bize gelmesini beklerken, bizler birbirimizden alışveriş yapmalı ve önceden olduğu gibi birbirimizi kollamalıyız. Ancak bu şekil de büyük bir sinerji yaratabiliriz. Bunun yanın da dükkanımızı her sabah açtığımızda içeri giren ilk müşteri olarak kendimizi görmeli işletmemizdeki eksiklikleri ilk önce bizler tesbit etmeli ve mutlaka gerekeni yapmalıyız. Çeşidimizi mutlaka bol bulundurmalıyız. Belki de en önemlisi her zaman olduğu gibi tatlı dilimizi ve güler yüzümüzü hiç eksik etmemeliyiz. Bunları yapan birçok esnafımızın bu zor şartlarda bile başarılı olduğunu görüyorum.
Vatandaşımıza gelince onlara sitem değil ama bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum.

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.