<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>önerge &#8211; Ekogündem Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://ekogundem.org/tag/onerge/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekogundem.org</link>
	<description>Ekonominin Nabzı &#124; (0326) 613 04 64</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jun 2023 10:37:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Mullaoğlu, Hatay&#8217;da yıkılan tarihi binaları ve kültürel varlıklarının akibetini bakanlığa sordu?</title>
		<link>https://ekogundem.org/2023/06/20/mullaoglu-hatayda-yikilan-tarihi-binalari-ve-kulturel-varliklarinin-akibetini-bakanliga-sordu/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2023/06/20/mullaoglu-hatayda-yikilan-tarihi-binalari-ve-kulturel-varliklarinin-akibetini-bakanliga-sordu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 10:35:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Bayezid-i Bestami Türbesi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Servet MULLAOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Depremde zarar gören Hatay tarihi kültür varlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Habib-i Neccar Camii ve St Peter ve Paul Ortodoks kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=79402</guid>

					<description><![CDATA[Depremde zarar gören Hatay tarihi kültür varlıkları Depremden etkilenen kültürel miras yapıları, arkeolojik alanlar ve dini yerler tespit edilebildiği kadarıyla aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. Eski Antakya sokakları ve dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olan Kurtuluş Caddesi tamamen yıkılmıştır. Antakya Sinagogu, 1853 depreminde de yıkılan ve yeniden yapılan Habib-i Neccar Camii ve St Peter ve Paul Ortodoks kilisesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-scaled.jpeg" alt="" width="2560" height="1781" class="alignnone size-full wp-image-79403" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-scaled.jpeg 2560w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-300x209.jpeg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-1024x712.jpeg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-768x534.jpeg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-1536x1069.jpeg 1536w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/antakya-kultur-varliklari-onerge-2048x1425.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p><img src
<strong>CHP Hatay Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Servet MULLAOĞLU, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY’a; 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve zarar gören kültürel miras yapıları, arkeolojik alanlar ve dini yerlerin durumlarını sordu.</p>
<p>M.Ö. 300’lü yıllarda kurulmuş Helenistik bir şehir olan Antakya şehir merkezinin neredeyse tamamen yıkıldığını belirten Mullaoğlu, yıkılan ve zarar gören kültürel miraslarımız, arkeolojik alanlarımız, dini yerlerimiz ve ibadethanelerimizin bir listesini sunarak bu yapılara ilişkin Bakanlığın ne gibi çalışmalar yaptığı hakkında bilgi istedi.</p>
<p>Mullaoğlu, bu yapıların yeniden Antakya’ya kazandırılmasını önemine değinerek, Hatay Kültürel Mirasını Koruma Bilimsel Danışma Kurulunun bu yapılara ilişkin nasıl bir görüş belirttiğini, enkaz kaldırılma esnasında bu yapıların uzman kişilerce denetim ve gözetiminin yapılıp yapılmadığını ve bu yapıların onarım, restorasyon ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin nasıl bir planlama yapıldığına yönelik sorular yöneltti. </p>
<p>Yıkılan ve zarar gören bu yapılardan kaçının kamuya, kaçının özel mülkiyete ait olduğunu ve özel mülkiyet olan kültür mirası yapıların yeniden kazandırılmasına ilişkin ne gibi kararlar alınacağını da soran Mullaoğlu, Antakya halkı için çok önemli bu yapılara ilişkin Bakanlıktan gelecek yanıta göre konunun takipçisi olacaklarını belirterek aşağıdaki sorularının yanıtlanmasını istedi.</strong><br />
=&#8221;https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2023/06/servet-mullaoglu.jpeg&#8221; alt=&#8221;&#8221; width=&#8221;1033&#8243; height=&#8221;634&#8243; class=&#8221;alignnone size-full wp-image-79404&#8243; /></p>
<p><strong>Depremde zarar gören Hatay tarihi kültür varlıkları</strong></p>
<p><strong>Depremden etkilenen kültürel miras yapıları, arkeolojik alanlar ve dini yerler tespit edilebildiği kadarıyla aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.<br />
Eski Antakya sokakları ve dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olan Kurtuluş Caddesi tamamen yıkılmıştır.<br />
Antakya Sinagogu, 1853 depreminde de yıkılan ve yeniden yapılan <strong>Habib-i Neccar Camii ve St Peter ve Paul Ortodoks kilisesi </strong>yıkılmıştır.<br />
Roma mozaikleri koleksiyonuyla tanınan Hatay Arkeoloji Müzesi’nin bir bölümü hasar görmüştür.<br />
İskenderun’daki 1600’lerde inşa edilen Latin Katolik Kilisesi’nin ritüel alanı zarar görmüştür.<br />
Kırıkhan’da bulunan ve Haçlı Prensliğinden kalan Darb-ı Sak Kalesi’nin tamamı yıkılmış ve içindeki <strong>Bayezid-i Bestami Türbesi</strong> büyük zarar görmüştür.<br />
1927 yılında mimar LeonBenju tarafından yapılan ve 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak kullanılan Hatay Meclis Binası büyük hasar almıştır.<br />
Payas Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin minaresi yıkılmıştır<br />
Antakya’nın güneyinde Hıristiyan toplulukların dini miras alanları yıkılmıştır.<br />
Arsuz’daki Mar Yuhanna, Altınözü’ndeki Meryem Ana, Samandağ’daki Meryem Ana ve İskenderun’daki Aziz Nikola Ortodoks kilisesi ağır hasar görmüş kısmen yıkılmıştır.<br />
Altınözü Sarılar Aziz Georgios Rum Ortodoks Kilisesi’nin duvarları hasar görmüştür.<br />
Vakıflı Ermeni köyündeki Katolik SurpAsdvadzadzin Kilisesi depremden büyük hasar almıştır. </strong><br />
Bu bağlamda;</p>
<p>1-	Hatay ilimizde 6 Şubat depremlerinden etkilendiği tespit edilen kültürel miraslarımız, arkeolojik alanlarımız, dini yerlerimiz ve ibadethanelerimize ilişkin Bakanlığınızca bu güne kadar ne gibi çalışmalar yapılmıştır?<br />
2-	Bu yapılara ilişkin oluşturulmuş olan Hatay Kültürel Mirasını Koruma Bilimsel Danışma Kurulunun görüşleri nelerdir? Bu yapılara ilişkin sunulmuş bir durum raporu mevcut mudur?<br />
3-	Böyle bir rapor mevcut ise her biri çok değerli birer kültürel miras olan bu yapılara ilişkin nasıl bir planlama yapılmaktadır?<br />
4-	Enkaz kaldırma çalışmaları esnasında kültürel yapılara ilişkin Bakanlığınıza bağlı kurum uzmanlarınca gerekli denetim ve gözetim yapılmış mıdır?<br />
5-	Zarar görmüş olan yapılardan kaçı özel mülkiyet kaçı kamuya ait yapılardır?<br />
6-	Özel mülkiyet olan yapılara Bakanlığınızca hangi desteklerde bulunulmaktadır.<br />
7-	Bu yapılarımızın restorasyonu, onarımı, iyileştirilmesi yönünde alınmış olan kararlar ya da başlatılmış çalışmalar var mıdır?<br />
Hasar görmüş bütün bu yapıların yeniden Antakya’ya kazandırılabilmesi için bu alanda uzmanlaşmış hangi kurum ya da kuruluşlardan destek alınmaktadır?  </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2023/06/20/mullaoglu-hatayda-yikilan-tarihi-binalari-ve-kulturel-varliklarinin-akibetini-bakanliga-sordu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşı üreten Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü kapatıldı! Sağlık Bakanlığı 3,5 milyon çocuk felci aşısı alacak! CHP&#8217;li vekil Şahin: Çocuk felci aşısının yurtdışından alınması AKP&#8217;nin ayıbıdır!</title>
		<link>https://ekogundem.org/2022/08/24/asi-ureten-refik-saydam-hifzissihha-enstitusu-kapatildi-saglik-bakanligi-35-milyon-cocuk-felci-asisi-alacak-chpli-vekil-sahin-cocuk-felci-asisinin-yurtdisindan-alinmasi-akpnin-ayibidir/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2022/08/24/asi-ureten-refik-saydam-hifzissihha-enstitusu-kapatildi-saglik-bakanligi-35-milyon-cocuk-felci-asisi-alacak-chpli-vekil-sahin-cocuk-felci-asisinin-yurtdisindan-alinmasi-akpnin-ayibidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 10:57:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Aşi Refik Saydam Hıfhha Enstitüsü!]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin AKP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'li vekil Şahin: Çocuk felci aşısının hazırlıkları AKP'nin ayıbıdır!]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk felci aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün kapatıldığı gün üretebildiği aşılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=72962</guid>

					<description><![CDATA[CHP’Lİ SUZAN ŞAHİN: ÇOCUK FELCİ AŞISININ İTHAL EDİLMESİ AKP&#8217;NİN AYIBIDIR Sağlık Bakanlığının 3,5 milyon çocuk felci aşısını yurtdışından ihaleyle satın alacağını duyurması üzerine CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin AKP döneminde kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü bugün aktif olsaydı, dışa bağımlı kalmaz, Çin’den Hindistan’dan aşı almak zorunda kalmazdık” diyerek konuyu meclis gündemine taşıdı. CHP Hatay Milletvekili [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP’Lİ SUZAN ŞAHİN: ÇOCUK FELCİ AŞISININ İTHAL EDİLMESİ AKP&#8217;NİN AYIBIDIR</strong><em><br />
<strong>Sağlık Bakanlığının 3,5 milyon çocuk felci aşısını yurtdışından ihaleyle satın alacağını duyurması üzerine CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin AKP döneminde kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü bugün aktif olsaydı, dışa bağımlı kalmaz, Çin’den Hindistan’dan aşı almak zorunda kalmazdık” diyerek konuyu meclis gündemine taşıdı.</strong></p>
<p><strong>CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, konuyla ilgili TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan şu sorulara yanıt vermesini istedi;</p>
<p>1.	Çocuk felci aşısının Türkiye’de üretilmesi konusunda çalışmalarınız var mıdır?<br />
2.	Yerli üretimi teşvik etmek yerine neden aşı ithal politikası öncelenmektedir?<br />
3.	Türkiye’de aşı üretimi yapan Hıfzısıhha Enstitüsü kapatıldıktan sonra yerli aşı üretimi de durdurulmuştur. Aşı ithali için kamunun uğratıldığı zarar ne kadardır?<br />
4.	Bakanlığınızın ithal ettiği ve/veya satın aldığı tüm aşılar için aşı firmaları ile yapılan anlaşma şartlarınedir?<br />
5.	Aşılar doğrudan firmadan mı alınmaktadır, yoksa aracı firmalar var mıdır? Var ise hangi aşı için hangi aracı firma ile çalışılmaktadır?</strong></p>
<p>Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün ihtiyacı olan 3,5 milyon doz Bivalan Oral Polio Aşısı (çocuk felci aşısı) için ihaleye çıkacak olmasını eleştiren CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, “Türkiye’de 1940’larda Hıfzısıhha Enstitüsü tarafından 20’ye yakın aşı üretiliyordu. AKP iktidara geldiğinde tüm Cumhuriyet kazanımlarına savaş açtığı gibi Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü de by-pass etti ve aşı üretimidurdurulduğu için Türkiyebirçok aşıda dışa bağımlı hale geldi. Türkiye’nin geliştirdiği lisanslı aşı bulunmuyor maalesef. Covid-19 aşısı geliştirme sürecinde dahi Türkiye birçok malzemede yurt dışına bağımlı. Oysa bugün Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nde biz bu aşıları üretebilirdik. Rant ve yandaş aracı firmalar kazanın diye AKP’nin aradan çıkardığı Refik Saydam Hıfzıssıhha CHP iktidarında yeniden faaliyete geçirilecek yerli ve milli üretim sağlanacak.” dedi.<img decoding="async" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="2163" class="alignnone size-full wp-image-71221" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-scaled.jpg 2560w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-300x253.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-1024x865.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-768x649.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-1536x1298.jpg 1536w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/Suzan-Sahin_Genel-Kurul-14-2048x1731.jpg 2048w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p>27 Mayıs 1928 tarihinde, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkan Türkiye Cumhuriyeti halkının sağlığının korunması amacıyla temel laboratuvar hizmetlerini yürütmek için kurulan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün, AKP’nin iktidara gelmesinden sonra 2002 yılından itibaren uyguladığı “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” ile toplumun sağlığına hizmet eden köklü hastanelerin, laboratuvarların, enstitü ve araştırma merkezlerinin rantı uğruna kapatıldığını belirten Şahin, “Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda 3 milyon 500 bin adet çocuk felci (polio) aşısının satın alacağı duyurulmuş, Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün ihtiyacı olan “3.5 milyon doz Bivalan Oral Polio Aşısı” için ihaleye çıkacağı ifade edilmiştir. Yerli üretim daha ucuzdur ancak AKP ihale yolu ile yandaş firmaları üzerinden aşı ithalatının önünü açmak için aşıları ithal ediyor ve maddi olarak hazineye yük yatıyor. Vatandaşın vergilerini yandaş aracı firmalarına peşkeş çekiyor. Bu nedenle de Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü kapattılar. Köklü hastaneleri atıl halde çürümeye terk ettiler. Bugün gelinen süreçte Turkovac Covid-19 aşısının hammaddeleri ve diğer aşıların temini konusunda dışa bağımlı olmamız anti-milli, yabancı sevici bir tutumdur.  3,5 milyon çocuk felci aşısının ı̇thal edilmesi AKP’nin ayıbıdır.” dedi.</p>
<p>(Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün kapatıldığı gün üretebildiği aşılar)<br />
<img decoding="async" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/08/Refik-Saydam-URETILEN-ASILAR.jpeg" alt="" width="800" height="257" class="alignnone size-full wp-image-72963" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/08/Refik-Saydam-URETILEN-ASILAR.jpeg 800w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/08/Refik-Saydam-URETILEN-ASILAR-300x96.jpeg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/08/Refik-Saydam-URETILEN-ASILAR-768x247.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p><strong>“HIFZISSIHHA ENSTİTÜSÜ’NÜ TEKRAR AÇACAĞIZ”</strong></p>
<p>AKP’nin 2011 yılında kapattığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün bağımsız bir kurum kimliğiyle yeniden açılması ve aşıda dışa bağımlılığın yerine yeniden toplumsal bir aşı politikasının belirlenmesi gerektiğini söyleyen CHP’li Şahin meclis sunduğu önerge sonrası yaptığı açıklamada, “Türkiye aşı çalışmaları geçmişi olan ve birçok ülkeye de ücretsiz aşı veren bir ülkeydi. Ancak AKP eliyle ülkemizi birçok konuda olduğu gibi aşıda da dışa bağımlı hale getirdiler. Bütçeden koruyucu sağlık hizmetlerine hiçbir dönem yeterli pay ayırmayan AKP hükümetleri şehir hastaneleri için çok köklü hastaneleri kapattı, Atatürk döneminde dünyaya aşı ihraç eden Türkiye aşısız bıraktı, vatandaşın vergilerini yabancılara ve yandaşlarına peşkeş çekti. Türkiye’yi aşı temin eden ülkeler arasında ne yazık ki 53. sıraya geriletti. Nereden nereye! İşte AKP budur, yerli-milli nutuklar atıp milli serveti yabancılara ve yandaşlarına çekmektir. Hazineye yük üstüne yük bindirip ekonomiyi sömürmektir. Artık milli üretim politikalarına geçme zamanı gelmiştir. AKP’nin oluşturduğu enkaz ancak bu şekilde kaldırılabilir. AKP’nin “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” kapsamında 2011 yılında kapatılan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün bağımsız bir kurum kimliğiyle ve modernize edilerek yeniden açılması ve aşıda dışa bağımlılığın yerine yeniden toplumsal bir aşı politikasının belirlenmesi de CHP iktidarında olacaktır. Az kaldı.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2022/08/24/asi-ureten-refik-saydam-hifzissihha-enstitusu-kapatildi-saglik-bakanligi-35-milyon-cocuk-felci-asisi-alacak-chpli-vekil-sahin-cocuk-felci-asisinin-yurtdisindan-alinmasi-akpnin-ayibidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</title>
		<link>https://ekogundem.org/2022/07/25/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-3/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2022/07/25/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2022 07:35:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[doğalsit]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=72037</guid>

					<description><![CDATA[Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Tulay Hatımoğulları Oruç Adana Milletvekili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, doğal sit alanlarıyla ilgili ilke kararlarını değiştirdiği kamuoyuna yansımıştır. Son olarak 2019 yılında değiştirilen ilke kararları yürürlükten kaldırılmış, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıdaki sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</p>
<p>Tulay Hatımoğulları Oruç<br />
Adana Milletvekili</p>
<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, doğal sit alanlarıyla ilgili ilke kararlarını değiştirdiği kamuoyuna yansımıştır. Son olarak 2019 yılında değiştirilen ilke kararları yürürlükten kaldırılmış, kesin korunacak hassas alanlarda izin verilecek faaliyetlere “Kamu yararı”, “Ulusal güvenlik” gibi muğlak ifadelere bağlanan 3 madde eklenmiştir. Basına yansıyan ve doğal sit alanlarında yapılaşmanın önünün açılması noktasında kamuoyunda ciddi endişelere neden olan, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren karara göre maddeleri; “Kamu yararının gerektirdiği ihtiyaç hallerinde yol güzergahının kullanılması koşuluyla atık su, içme suyu, doğal gaz ile elektrik ve iletişim hattı yapılabilir.”,<br />
“ ‘Kesin korunacak hassas alan’ tescili yapılmadan önce mevzuata uygun olarak yapılmış ve faaliyeti devam etmekte olan bir alt yapı uygulaması veya tesisi varsa; mevcut uygulamaya<br />
veya tesise ilişkin ilave bir hat, yapı ya da benzeri yeni bir düzenleme yapılmaması koşullarıyla söz konusu mevcut uygulamalara yönelik asgari düzeyde bakım, onarım ve iyileştirme çalışmaları ile süre uzatımına izin verilebilir.”, “Ulusal güvenlik için zaruret arz eden tesisler yapılabilir.”eklenmiştir.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-72038" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1707" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-scaled.jpg 2560w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-1024x683.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-768x512.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-1536x1024.jpg 1536w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/dogalsit-2048x1365.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p>Bu bağlamda;<br />
1. Henüz üç yıl önce doğal sit alanları ile ilgili ilke kararlarında değişiklik yapılmışken neden<br />
yeni değişiklikler yapılma ihtiyacı duyulmuştur?<br />
2. Doğal sit alanı ilke kararlarına eklenen maddede yer alan ‘Ulusal güvenlik için zaruri’ olan<br />
tesisler ile ne kast edilmektedir?<br />
3. Doğal sit alanı ilke kararlarına eklendiği gibi; ‘Kamu yararını gerektirdiği koşullar’ kim<br />
tarafından, hangi kriter ile belirlenecektir?<br />
4. İlke kararlarına böylesine muğlak tanımlar eklenmesi, doğal sit alanlarının korunması<br />
yükümlülüğünün yok sayılmasına yol açmaz mı?<br />
5. Bahsi geçen değişikliklerle kesin korunacak hassas alanlarda faaliyetlerin, yapılaşmanın<br />
önü açılarak bu alanların ranta açılması mı amaçlanmaktadır?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2022/07/25/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</title>
		<link>https://ekogundem.org/2022/07/20/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-2/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2022/07/20/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2022 10:46:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=71871</guid>

					<description><![CDATA[Dünya genelinde aşıya ulaşımdaki eşitsizliğin yarattığı eksik bağışıklığın ve kontrol önlemlerinden erken vazgeçilmesinin sonucu olarak ortaya çıkan yeni varyantlar nedeniyle bitmek bir yana; pandeminin tüm dünyada, dalgalar halinde çok sayıda insanı etkilemeye devam edeceğini uzmanlar aylardır çeşitli platformlarda dile getirmektedir. TTB; Haziran ayının ortalarından itibaren Türkiye’de de yeni bir dalganın başladığı ve şu anda bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde aşıya ulaşımdaki eşitsizliğin yarattığı eksik bağışıklığın ve kontrol önlemlerinden erken vazgeçilmesinin sonucu olarak ortaya çıkan yeni varyantlar nedeniyle bitmek bir yana; pandeminin tüm dünyada, dalgalar halinde çok sayıda insanı etkilemeye devam edeceğini uzmanlar aylardır çeşitli platformlarda dile getirmektedir. TTB; Haziran ayının ortalarından itibaren Türkiye’de de yeni bir dalganın başladığı ve şu anda bu dalganın hızlanarak vaka sayılarının çok ciddi artış gösterdiğine dikkat çekmektedir. COVID-19 polikliniklerine başvuran kişi sayısı ve pozitiflik oranları belirgin olarak artmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son veri olan 4-10 Temmuz haftası için yeni olgu sayısı 117.095 olup, bir önceki haftanın iki katından ve ondan önceki haftanın da dört katından daha fazladır. Bu yeni dalganın Türkiye’de yıkıcı etki göstermesi ciddi bir olasılıktır. Çünkü varyantların ağır hastalık yapmasını engelleyebilecek olan, toplam 3 veya daha fazla doz aşı yaptıran kişi sayısı nüfusun yalnızca %33’üdür (aşının hedefindeki 12 yaş ve üstü nüfusa göre ise %40).  Önümüzdeki süreçte olgu sayılarının azaltılması ve başta aşısız olan küçük yaş grupları ile risk altında olan ileri yaş ve eşzamanlı hastalıkları olanları koruyacak önlemler alınması acilen sağlanmalıdır. Bunun için TTB’nin sıraladığı önerileri soruyoruz.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-71872" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1707" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-scaled.jpg 2560w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-1024x683.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-768x512.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-1536x1024.jpg 1536w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2022/07/bil-2048x1365.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p>Bu bağlamda;<br />
1. Yetkili makamların, pandeminin sona erdiği Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilmediği sürece “Pandemi bitti” şeklinde algılanabilecek açıklamalar yapmaktan kaçınması sağlanacak mıdır?<br />
2. Olgu sürveyansının, tüm vakaları saptayabilecek şekilde genişletilerek, olgulara ait yaş, cinsiyet dağılımları, aşılanma durumları, il ve ilçe verileri, yoğun bakım doluluk oranları,<br />
vefat edenlerin ayrıntılı özellikleri açıklanacak mıdır?<br />
3. Yapılmakta olan genomik sürveyansın yaygınlaştırılarak, elde edilen verilerin harekete geçebilmeyi sağlayacak şekilde güncel olarak paylaşılması sağlanacak mıdır?<br />
4. Primer aşılama ve ek aşı dozlarının yapılabilmesi için ciddi kampanyalar şeklinde aşılama çalışmaları yapılacak, 12 yaştan büyük çocuk grubu için uygun aşılar sağlanarak aşılama<br />
başlatılacak mıdır?<br />
5. Toplumda infeksiyonun yayılımını engellemek üzere kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanım zorunluluğunun, kapalı mekanların havalandırılmasını sağlayacak önlem ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi, pozitiflik saptananların veya temaslıların etkili izolasyonu için HES kodu uygulamasının hızla geri getirilmesi için adım atılacak mıdır?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2022/07/20/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanligina-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihi bir sorumluluk üslendiler… Deprem ve Doğal Afet Komisyonu kuruldu</title>
		<link>https://ekogundem.org/2020/11/02/deprem-ve-dogal-afet-komisyonu-kuruldu/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2020/11/02/deprem-ve-dogal-afet-komisyonu-kuruldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 14:56:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[AFAD]]></category>
		<category><![CDATA[Afet Acil Durum Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[belen]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent KIRMIZIOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem ve Doğal Afet Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Ünlüçetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Tosyalı]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Belediye Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Anadolu fay hattı]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=54772</guid>

					<description><![CDATA[Tarihi bir sorumluluk üslendiler… Bu komisyona çok büyük iş düşüyor! İskenderun depreme hazırlık gerçeği ile mecliste yüzleşti… İzmir’de yaşanan deprem gerçeği, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan İskenderun’un depreme hazır olmadığı gerçeği ile yüzleştirdi. 2 Kasım 20202 tarihli İskenderun belediye Meclis toplantısında 2012 yılında İskenderun belediyesinin İskenderun’da Arama Kurtarma ekibi kurduğu ancak 2014 yılında merkezi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihi bir sorumluluk üslendiler… Bu komisyona çok büyük iş düşüyor!</strong></p>
<p><strong>İskenderun depreme hazırlık gerçeği ile mecliste yüzleşti… </strong></p>
<p><strong>İzmir’de yaşanan deprem gerçeği, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunan İskenderun’un depreme hazır olmadığı gerçeği ile yüzleştirdi. 2 Kasım 20202 tarihli İskenderun belediye Meclis toplantısında 2012 yılında İskenderun belediyesinin İskenderun’da Arama Kurtarma ekibi kurduğu ancak 2014 yılında merkezi hükümet tarafından Hatay’ın 6360 sayılı yasa ile Büyükşehir olması dolayısıyla bu çalışmanın da rafa kaldırıldığı ortaya çıktı.</strong></p>
<p><strong>Kentin olası bir depreme karşı donanımlı olması gerektiği düşüncesinden yola çıkan İskenderun Belediyesi 2 Kasım 20202 tarihli oturumunda meclisteki üç siyası partinin önergesi ile İskenderun’da Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun kurulmasına karar verildi.</strong></p>
<p><strong>Tarih boyunda her yüz yılda bir yıkıcı deprem yaşayan Hatay’da 2000 yılının başından bu yana deprem olacağı ihtimalini dile getiren bilim adamları, her fırsatta Hatay’ın depreme karşı hazırlıklı olması yönünde uyarılarda bulunmasının yanı sıra;  genelde Türkiye’nin özelde de Hatay’ın kurum ve kuruluşlarıyla, sendikalarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla depreme hazırlıklı olması uyarılarının dikkate alınması gerektiği yönünde önerilerde de bulunuyor. </strong></p>
<p><strong>CHP, MHP ve Ak Parti’nin önergesiyle meclis harekete geçti!</strong></p>
<p><strong>İskenderun Belediye Meclisi</strong> bu günkü oturumunda <strong>CHP, MHP</strong> ve <strong>Ak Parti</strong> Belediye Meclis Üyelerinin önergesiyle <strong>Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nu</strong> kurdu. Oy birliği ile alınan kararın ardından beş kişi şeklinde oluşturulan komisyon üyelerine meclis bir yıllığına görev verdi.</p>
<p>Ak Parti Grubu adına önerge; Grup Sözcüsü <strong>Muharrem Dingil,</strong> MHP Grubu adına Grup Sözcüsü <strong>Emir Selim Yazar,</strong> CHP grubu adına da Grup Sözcüsü <strong>Bülent Kırmızıoğlu</strong> tarafından sunuldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-54786" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-scaled.jpg" alt="" width="770" height="446" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-scaled.jpg 2560w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-300x174.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-1024x593.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-768x444.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-1536x889.jpg 1536w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1-2048x1185.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 770px) 100vw, 770px" /></p>
<p>Komisyonda; <strong>Sedat Bakır, Erdem Ünlüçetinkaya, Mecit Boğusoğlu, Bülent Kırmızoğlu, İsa Saraçoğlu görev aldı.</strong></p>
<p><strong><em>Kuzeydoğu Anadolu Fay kuşağı üzerinde bulunan Hatay&#8217;da oluşabilecek depremlerin büyük hasarlara yol açacağı düşüncesinden yola çıkan meclis, olası bir depremde yaşanabilecek olumsuz etkileri azaltmaya yönelik çalışmaların başlatılabilmesi ve olası afet sonrasında yardım ve kurtarma çalışmalarına ivedilikle başlanabilmesi için İskenderun Belediyesi bünyesinde Deprem ve Doğal Afet Komisyonu oluşturulması talebini dikkate alan İskenderun Belediye Meclisi, mecliste grubu bulunan üç siyasi partinin önergesiyle teklifi oy birliği ile onayladı.</em></strong></p>
<p><strong>Önergede şu görüşlere de yer verildi: </strong></p>
<p><strong>“5393 sayılı Belediye Kanunu</strong>nun 24 maddesinde yer alan belediye meclis üyeleri arasında en az 3 en fazla 5 kişiden oluşan İhtisas komisyonları kurabilir. Komisyonların bir yılı geçmemek üzere, ne kadar süre için kurulacağı aynı meclis kararında belirtilir. İhtisas komisyonları her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur ve İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır. Mahalle muhtarları ve ildeki kamu kuruluşlarının amirleri ile ildeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversiteler, sendikalar ve gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri oy hakkı olmaksızın kendi görev ve faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü İhtisas Komisyonu toplantılarına katılabilir ve görüş bildirebilir. Komisyon çalışmalarında uzman kişilerden yararlanılabilir. Komisyon raporları alenidir. Çeşitli yollarla halka duyurulur ve isteyenlere meclis tarafından maliyetleri aşmamak üzere belirlenecek bedel karşılığında verilir hükümleri yer almaktadır.”</p>
<p><strong><em>Erdem Ünlüçetinkaya: Komisyonun çok önemli bir misyonu var!</em></strong></p>
<p><strong><em>“Bölge deprem bölgesi olmasına rağmen bu güne kadar depremle ilgili ciddi bir araştırma yapılmadı. İskenderun’un zeminde sıvılaşma var” diyen Ak Partili Meclis üyesi Erdem Ünlüçetinkaya, meclis oturumunda yaptığı konuşmada; on yıl öncesinde atılan binaların temellerinin zemin yapısından kaynaklı sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekti. Çetinkaya, </em></strong> <strong><em>Kurulan komisyonun çok önemli bir misyonu olduğunu belirterek Komisyonun kurulması ile ilgili meclisin tavrını teşekkür ederek onurlandırdı.</em></strong></p>
<div id="attachment_54777" style="width: 1304px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-54777" class="size-full wp-image-54777 alignright" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim311.jpg" alt="" width="1294" height="586" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim311.jpg 1294w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim311-300x136.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim311-1024x464.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim311-768x348.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1294px) 100vw, 1294px" /><p id="caption-attachment-54777" class="wp-caption-text">İskenderun Belediye Başkanı Tosyalı: “Biz sorumluluğumuzu yerine getirelim,Komisyona çok büyük iş düşüyor.</p></div>
<p><strong>Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun kurulması ile ilgili olarak görüşlerini dile getiren </strong>İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı “biz sorumluluğumuzu yerine getirelim, Komisyona çok büyük iş düşüyor. Bunu her deprem felaketinden sonra konuşuyoruz. Umarım olabilecek şeyleri maksimum bazda gerçekleştirelim. Kolay olmayacaktır” diyerek “en basitinden bir durum İskenderun Belediyemizin binası.” diyerek CHP Meclis üyesi Bülent Kırmızıoğlu’na söz verdi.</p>
<p><strong>Kırmızıoğlu’ndan İskenderun’a da AFAD kurulması talebi</strong></p>
<p><strong>Kırmızıoğlu,</strong> <strong>Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun kurulması önerisinin gündeme geldiğinde Yazı İşleri Müdürlüğünden konuyla ilgili bilgi istediklerini, kendilerine iletilen bilgi ve dokümanlarda 2012 yılında İskenderun belediyesi tarafından depreme karşı hazırlık yapıldığını ancak bu oluşumun merkezi hükümet tarafından Hatay büyükşehir statüsüne alındığında unutulup rafa kaldırıldığını vurguladı.</strong></p>
<p><strong>CHP Meclis Üyesi Kırmızıoğlu, konuyla ilgili mecliste söz alarak şunları konuştu:</strong> <strong> </strong>İskenderun belediyesi 2012 yılında İskenderun’da Arama Kurtarma ekibi Kurmuş. Ama maalesef merkezi hükümetin 2014 yılında 6360 sayılı yasa ile Hatay Büyükşehir kurulması dolayısıyla İskenderun Belediyesinin 2012 yılında İskenderun’da yaptığı bu hazırlık boşa çıkmış 9 kişilik ekip ve ekipmanları Büyükşehir’e devredilmiş. Bu yapılan çalışmada; toplanma yerleri, eğitim yerleri, araç gereçlerin konuşlanacağı yerler belirlenmiş. Bu gün geldiğimiz noktada ne çadırımız, olası bir kimyasal bir reaksiyona karşı bunu ölçebilecek cihazımız,  kurtarma ekip ve ekipmanlarımızın olmadığını görüyoruz. Bu bizim ayıbımız değil. Belediyenin de eksikliği değil. Yasada oluşan bir boşluğun sonucu olarak yorumlamak lazım.  Sonuçta yaşanan bir durum. En son yaşanan İzmir depreminden sonra görüldü ki kurulan bu komisyonun çok ciddi çalışıp yasada da belirtiği gibi, uzman kişilerden, STK’lardan ve sendikalardan, bilirkişilerden yardım alır. Biz komisyonu oluşturduğumuzda ilgili yerlerden yardım alacağız.</p>
<p>Bir de başka bir konu. Merkezi hükümet ve bakanlıklarla ilgili ilişkilerinizi göz önünde bulundurarak 1999 yılında üç bakanlığın ayrı ayrı kurtarma ekipmanları altında birleştirerek Afet Acil Durum Başkanlığı oluşturmuş ve bu yönetim başkanlığı valinin başkanlığında ilde konuşlandırılmış ilçelerde değil. İskenderun’un bulunmuş olduğu coğrafi konum Belen geçidinin Antakya merkez ile olan tek ulaşım noktası. Olağanüstü büyük bir depremde belen Geçidinin kapanması gerçekleşirse ‘Allah korusun’ orada oluşan AFAD’ın İskenderun ve diğer ilçelere müdahale etmesi ve yardımda bulunması ortadan kalkar.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-54781" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4.jpg" alt="" width="686" height="457" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4.jpg 1440w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-1024x682.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim4-768x511.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 686px) 100vw, 686px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-54779" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim313.jpg" alt="" width="757" height="504" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim313.jpg 1440w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim313-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim313-1024x682.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/11/isk-mbel-meclistoplantisi2kasim313-768x511.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 757px) 100vw, 757px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2020/11/02/deprem-ve-dogal-afet-komisyonu-kuruldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2019&#8217;da her gün ortalama 9 kişi intihar etti</title>
		<link>https://ekogundem.org/2020/08/12/2019da-her-gun-ortalama-9-kisi-intihar-etti/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2020/08/12/2019da-her-gun-ortalama-9-kisi-intihar-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 12:02:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİK KRİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay'ın ekonomik krizi Türkiye'den daha derin...]]></category>
		<category><![CDATA[İntihar vakalalrı oranı]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal haberler]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=51675</guid>

					<description><![CDATA[Ekonomik krizin artırdığı işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı&#8230;Sonuç: intiharlar artıyor&#8230; 2018&#8217;de 3.161 olan intihar vakası 2019&#8217;da 3.406’ya çıktı&#8230; Artış yaklaşık %8&#8230; 2019&#8217;da her gün ortalama 9 kişi (9,3) intihar etti 9 yıldır Suriye savaşının gölgesinde yaşamaya mahkum edilen Hatay&#8217;ın ekonomik krizi Türkiye&#8217;den daha derin&#8230; İntiharlar da hızla artıyor&#8230; Kendini yakan babalar, kendini asan gençler&#8230; Hatay’da son 6 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-29739 alignleft" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/05/güzelmansurdan-19-mayıs-mesajı.jpg" alt="" width="458" height="305" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/05/güzelmansurdan-19-mayıs-mesajı.jpg 6240w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/05/güzelmansurdan-19-mayıs-mesajı-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/05/güzelmansurdan-19-mayıs-mesajı-768x512.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/05/güzelmansurdan-19-mayıs-mesajı-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 458px) 100vw, 458px" /></p>
<p><strong>Ekonomik krizin artırdığı işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı&#8230;Sonuç: intiharlar artıyor&#8230;</strong></p>
<p>2018&#8217;de 3.161 olan intihar vakası</p>
<p>2019&#8217;da 3.406’ya çıktı&#8230; Artış yaklaşık %8&#8230;</p>
<p>2019&#8217;da her gün ortalama 9 kişi (9,3) intihar etti</p>
<p>9 yıldır Suriye savaşının gölgesinde yaşamaya mahkum edilen <strong>Hatay&#8217;ın ekonomik krizi Türkiye&#8217;den daha derin&#8230;</strong></p>
<p>İntiharlar da hızla artıyor&#8230;</p>
<p>Kendini yakan babalar, kendini asan gençler&#8230;</p>
<p>Hatay’da son 6 ayda, sadece basına yansıyan ve ölümle sonuçlanan intihar vakası 20’ye yakın&#8230;</p>
<p>Bu kapsamda CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, TBMM&#8217;ye önerge sundu:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>GÜZELMANSUR: KRİZ DERİNLEŞİYOR, İNTİHARLAR ARTIYOR</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur ekonomik krizin derinleşmesi artan işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı ile Hatay’da ve Türkiye’de artan intihar vakalarını verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2019’DA TÜRKİYE’DE HER GÜN 9 KİŞİ İNTİHAR ETTİ</strong></p>
<p>Ekonomik göstergelerdeki bozulmanın haliyle toplum psikolojisi bozduğunu söyleyen Güzelmansur: “Bu durum intihar vakalarının da artmasına neden olmaktadır. Türkiye’de 2018 yılında 3.161 vatandaşımız intihar ederek hayatına son verirken bu sayı 2019 yılında yaklaşık %8 artarak 3.406’ya çıkmıştır” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HATAY’DA SON 6 AYDA YAKLAŞIK 20 KİŞİ İNTİHAR ETTİ</strong></p>
<p>Hatay’ın ekonomik krizinin Suriye iç savaşı nedeniyle Türkiye’den daha eski ve daha derin olduğunu ifade eden Güzelmansur önergesinde şu ifadelere yer verdi: “9 yıldır savaşın gölgesinde yaşamaya mahkûm edilen, yüzbinlerce Hataylının geçim kaynağı olan sınır kapıları kapatılan, ihracat yolları daraltılan dolayısıyla yanlış Suriye politikasının faturasını en ağır şekilde ödeyen Hatay’da da artan işsizlik ve yoksulluk nedeniyle intihar vakaları çoğalmaktadır. Hatay’da son 6 ayda, sadece basına yansıyan ve ölümle sonuçlanan intihar vakası 20’ye yakındır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>CHP’li Güzelmansur’un Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından cevaplanmasını istediği sorular şunlar:</p>
<ol>
<li>2020 yılında, Türkiye genelinde, ölümle sonuçlanan intihar vakalarının sayısı nedir?</li>
<li>2020 yılında Hatay’da ölümle sonuçlanan intihar vakalarının sayısı nedir?</li>
<li>2020 yılında intihara teşebbüs eden ve kurtarılan kişi sayısı kaçtır? Bu intihar teşebbüslerinin nedeni, cinsiyeti, yaşı gibi detayları nelerdir?</li>
<li>Türkiye genelinde ve Hatay’da intihar eğilimindeki artışın nedenlerine ve bunu önlemeye yönelik yapılan bir çalışma var mıdır? Detayları nelerdir?</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2020/08/12/2019da-her-gun-ortalama-9-kisi-intihar-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Şahin: Hükümet Meclis Önergelerini Yanıtlamayarak milleti cezalandırıyor&#8221;</title>
		<link>https://ekogundem.org/2018/11/12/chpli-sahin-hukumet-meclis-onergelerini-yanitlamayarak-milleti-cezalandiriyor/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2018/11/12/chpli-sahin-hukumet-meclis-onergelerini-yanitlamayarak-milleti-cezalandiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Nov 2018 09:59:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Binali Yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dörtyol]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[Suzan Şahin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=23560</guid>

					<description><![CDATA[CHP Hatay MilletvekiliSuzan Şahin, 27.Yasama Döneminde kendisinin Hatay ili ile ilgili verdiği yazılı soru önergelerinin zamanında cevaplanmadığını belirterek TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ı göreve davet etti. CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, TBMM Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların anayasa ve içtüzükte belirtilen süre içinde soru önergelerine cevap vermelerini sağlaması, süresi içinde cevap vermeyenleri ise uyarması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Hatay MilletvekiliSuzan Şahin, 27.Yasama Döneminde kendisinin Hatay ili ile ilgili verdiği yazılı soru önergelerinin zamanında cevaplanmadığını belirterek TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ı göreve davet etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20769 aligncenter" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/Suzan-Sahin_Yemin-Töreni-03.jpg" alt="" width="1109" height="740" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/Suzan-Sahin_Yemin-Töreni-03.jpg 6240w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/Suzan-Sahin_Yemin-Töreni-03-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/Suzan-Sahin_Yemin-Töreni-03-768x512.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/Suzan-Sahin_Yemin-Töreni-03-1024x683.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1109px) 100vw, 1109px" /></p>
<p>CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, TBMM Başkanı Binali Yıldırım&#8217;ın cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların anayasa ve içtüzükte belirtilen süre içinde soru önergelerine cevap vermelerini sağlaması, süresi içinde cevap vermeyenleri ise uyarması gerektiğini, aksi halde Meclis Başkanının görevi kötüye kullanmış olacağını söyledi.</p>
<h3>TBMM&#8217;nin bilgi edinme ve denetim yollarının Anayasanın 98. maddesinde belirtildiğini, bu yollardan en çok kullanılanının yazılı soru önergesi olduğunu belirten Şahin, bu maddenin ayrıca cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlarca yazılı soru önergelerinin 15 gün içinde cevaplanması gerektiğini hüküm altına aldığını hatırlatarak ‘‘<em>Milletvekillerinin verdiği yazılı s</em><em>oru önergelerinin cevaplanmaması Yüce Meclis’i yani milleti pasifize etmeye yöneliktir</em>. <em>Milleti cezalandırmaktır.’’</em> dedi.</h3>
<p>CHP’li Şahin yaptığı yazılı basın açıklamasında şimdiye kadar taş ocaklarının denetlenmesi ve dinamitle yapılan patlamaların çevre ve insan üzerindenki olumsuz etkileri, Cemevilerine yasal statü verilmesi, limanlarda gümrük ve gıda labratuvarları kurulması, narenciye entegre tesisleri kurulması, İskenderun Limanı’na gelen ithal anguslardan kaynaklı oluşan kötü kokunun önlenmesi, Suriyeli mültecilerin durumu ve ülkelerindeki güvenli alanlara geri dönüşlerinin sağlanması ile Dörtyol Devlet Hastanesi’nin son durumu konularında; Çevre ve Şehircilik, İçişleri, Tarım ve Orman, Ticaret, Sağlık bakanlarına ve Cumhurbaşkanı Yardımcısına sorduğu sorulara yanıt alamadığını belirterek, ‘‘<strong><em>Soru önergesi vermek bir milletvekilinin görevidir ve Meclis’in mevcut hükümeti denetim yoludur. Anayasal düzene katkı sağlamak ve toplumsal yaşamı daha huzurlu kılmak amacıyla milletvekillerinin millet adına sorduğu sorular Anayasa’nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 96. maddeleri gereği en geç 15 gün içerisinde cevaplanması gerekmektedir. Ancak muhalefet vekillerinin verdiği soru önergeleri malesef yanıt bulamıyor, zaman aşımına uğrayarak yanıtsız kalıyor. Meclis Başkanı Binali Yıldırım görevini yaparak, Anayasa’da belirtilen süreler geçtikten sonra cevaplayanlar hakkında Türk Ceza Kanunu madde 257’de belirtilen Görevi Kötüye Kullanma suçundan dolayı şikayetçi olmalıdır. Aksi halde kendisi de aynı suçu işlemiş duruma düşecektir!</em></strong>’’ dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni yasama döneminin başladığı tarihten bu yana TBMM’nin olağan çalışma süresince verilen soru önergelerinin önemli bir kısmının yanıtlanmamasından ve kendisinin Hatay iliyle ilgili verdiği önergelerin hiç birine yanıt alamamaktan şikayet eden Suzan Şahin ‘‘<strong><em>Şimdiye kadar AKP’nin her seçim öncesi vaad olarak sunduğu ama hiç bir adım atılmayan  Dörtyol&#8217;da yapımı planlanan hastanenin durumuna ilişkin Sağlık Bakanına, İskenderun Limanı’ndaki canlı hayvan taşımacılığından kaynaklanan ve İskenderun’u yaşanmaz hale getiren kötü koku ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanına, Hatay’in %25’ini oluşturan Suriyeli mültecilere dair çeşitli verilere ve bu kişilerin ülkelerine dönüşü için çalışma yapılması talebine ilişkin İçişleri Bakanına, son zamanlarda artan şarbon vakaları ve anguslarla ülkeye giren hastalıkların önlenmesine yönelik Hatay&#8217;ın İskenderun ilçesinde Gümrük Kimyasal Analiz Laboratuvarı ve Gıda Analiz Laboratuvarı kurulmasına yönelik bir planlama yapılıp yapılmadığına ilişkin Ticaret Bakanına, ülke ekonomisine büyük katkısı olan narenciye üreticisinin temel sorunu olan Dörtyol’a soğuk hava deposu ve meyve entegre tesisi kurulması talebine ilişkin Tarım ve Orman Bakanına, yine AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her seçim öncesi seçim vaadi olarak dillendirdiği ama seçim sonrası unutulan Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasına yönelik çalışmalara ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısına sorduğum sorular yanıtsız kaldı. Milletin oylarıyla milleti temsilen geldiğimiz yüce meclisin bize verdiği yetki, meclis başkanı ve bakanların görev ihlalleriyle engellenmek mi istiyor? Vergisini veren, 600 bine yakın Suriyeliyi misafir eden Hatay’ın sorunları ile ilgili parlamentonun hükümeti denetleme görevini yerine getirmesi neden engelleniyor? Hergün Hatay sokaklarındayım, halkın sorun ve taleplerini dinliyorum. Hataylının sorunlarını meclise taşıyarak hükümet yetkililerini harekete geçirmek ve denetlemek benim görevim. Ancak hükümetin vurdumduymaz tavrı Hatay halkının sabrını taşırmış durumdadır. Görev ihlalleri ve Anayasa ile Meclis İçtüzüğünün açık hükümlerini yerine getirmeyerek Hatay halkı resmen cezalandırılmaktadır. Bu millet sandıkta bunun hesabını mutlaka soracaktır ancak bu vurdumduymaz tavır devam ederse gerek sorularımıza cevap vermeyen bakanlar gerekse önergelerimizin durumunu takip etmekle yükümlü olan TBMM Başkanı Sayın Binali Yıldırı’ıgöreve davet ediyorum. Kimsenin Hatay halkını cezalandırmaya hakkı yoktur.’’</em></strong>ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tarihi ve doğal zenginlikleri yok edip, tüm canlıların (insan-hayvan-bitki) olumsuz etkilenmesine neden olduğunu gerekçe göstererek, Hatay’daki taş ve kum ocaklarının doğaya ve yaşam alanlarına verdiği zararların araştırılarak tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla TBMM’ye verdiği meclis araştırma önergesi de gündeme alınmayan ve genel kurul gündemine gelmeyi bekleyen CHP Milletvekili Suzan Şahin’in şimdiye kadar verdiği ve ilgili bakanlıklarca cevaplanmayarak zaman aşımına uğrayan yazılı soru önergeleri ise şöyle;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8211; Hatay Dörtyol&#8217;da yapımı planlanan hastaneye ilişkin önerge</p>
<p>&#8211; Hatay&#8217;ın İskenderun ilçesinde Gümrük Kimyasal Analiz Laboratuvarı ve Gıda Analiz Laboratuvarı kurulmasına yönelik bir planlama yapılıp yapılmadığına ilişkin önerge</p>
<p>&#8211; Suriyeli mültecilere dair çeşitli verilere ve bu kişilerin ülkelerine dönüşü için çalışma yapılması talebine ilişkin önerge</p>
<p>&#8211; İskenderun Limak Port Limanındaki canlı hayvan taşımacılığından kaynaklanan kötü kokuya ilişkin önerge</p>
<p>&#8211; Hatay ilinin Dörtyol ilçesine soğuk hava deposu ve meyve entegre tesisi kurulması talebine ilişkin önerge</p>
<p>&#8211; Cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasına yönelik çalışmalara ilişkin önerge</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2018/11/12/chpli-sahin-hukumet-meclis-onergelerini-yanitlamayarak-milleti-cezalandiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Serkan TOPAL, önerge verdi</title>
		<link>https://ekogundem.org/2018/02/12/serkan-topal-onerge-verdi/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2018/02/12/serkan-topal-onerge-verdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2018 17:44:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[FATİH PROJESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay CHP Milletvekili Serkan Topal]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=15570</guid>

					<description><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Serkan TOPAL Fatih Projesi’nin Çökmesi Hakkında Önerge Verdi. CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, 08.02.2018 tarihli vermiş olduğu yazılı soru önergesinde 2010 yılında başlayan Fatih Projesinin çökmesini gündeme getirdi. 2014 yılında uzatılan projenin bitim süresi 2018 olarak kararlaştırıldı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeni bir çağ açıyoruz” sözleriyle tanıttığı proje kapsamında okul öncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Hatay Milletvekili Serkan TOPAL </strong><strong>Fatih Projesi’nin Çökmesi Hakkında Önerge Verdi.</strong></p>
<p>CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, 08.02.2018 tarihli vermiş olduğu yazılı soru önergesinde 2010 yılında başlayan Fatih Projesinin çökmesini gündeme getirdi. 2014 yılında uzatılan projenin bitim süresi 2018 olarak kararlaştırıldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-15571" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/02/Serkan-Topal.jpg" alt="" width="761" height="440" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/02/Serkan-Topal.jpg 761w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/02/Serkan-Topal-300x173.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 761px) 100vw, 761px" />“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yeni bir çağ açıyoruz” sözleriyle tanıttığı proje kapsamında okul öncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki tüm okullardaki 570 bin dersliğe akıllı tahta ve internet ağ altyapısı sağlanacak, ayrıca tüm öğretmene ve öğrencilere tablet bilgisayar verilecekti.” Diye değerlendirme yapan  CHP’li Topal, Ak Parti’nin milyarlar harcadığı “Fatih Projesi’nin” çökmesi hakkında verdiği soru önergesinde; “Fatih Projesinin başarısını sorgularken, Tablet Bilgisayarların eğitimin niteliğine üst seviyelerde olumlu katkısı olmadığı bilinmesine rağmen, 8 yıldır öğrencilere neden dağıtıldığını” sordu.</p>
<p>Topal, akıllara takılan “öğrenci ve öğretmenlere dağıtılan Tablet Bilgisayarlar toplatılacak mıdır” sorusunu da gündeme getirdi. Fatih Projesinde dağıtılması planlanan klavyeli bilgisayarlar için yeniden milyarlar harcanacak olması kamuoyunda tepki ile karşılandı.</p>
<p>2010 yılından bu yana Fatih Projesi kapsamında kaç ihale yapılmış, bu kapsamda hangi şirketlere kaç TL ödeme yapıldığını soran Topal; “bu bütçe ile kaç öğrenci yurdu yadakaç derslik yapılabilir” diye sordu.</p>
<p>Milletvekili Serkan Topal’ın <strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA verdiği önerge şöyle: </strong></p>
<p>Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet YILMAZ tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim. 08/02/2018</p>
<p>Fatih Projesi 2010 yılında başlamıştır. Başladığı yıl, Milli Eğitim Bakanlığı 2014 yılında tamamlanacağını duyurmuş, 2014 yılına gelindiğinde 2015 yılında tamamlanacağı söylenen projenin bitim süresi daha sonra 2017’ye uzatılmış, sonrasında ise 2018’de tamamlanacağı belirtilmiştir. Son dönemde Fatih Projesi kapsamında Tablet dağıtımına son verildiği, Tablet yerine klavyeli bilgisayarların dağıtılacağı bilgileri basında yer almıştır.</p>
<p>Bu bilgiler doğrultusunda;</p>
<ol>
<li>Fatih Projesinin eğitime etkilerini ölçmek amacıyla MEB tarafından yapılan araştırmaların sonuçları nelerdir? Bu araştırmaların sonuçları kamuoyu ile neden paylaşılmamaktadır?</li>
<li>Tablet Bilgisayarların eğitimin niteliğine üst seviyelerde olumlu katkısı olmadığı bilinmesine rağmen, 8 yıldır öğrencilere neden dağıtımı yapılmıştır?</li>
<li>Öğrenci ve öğretmenlere dağıtılan Tablet Bilgisayarlar toplatılacak mıdır?</li>
<li>2010 yılından bu yana kaç Tablet Bilgisayar dağıtımı yapılmış, bu tabletlere toplamda ne kadar para ödenmiştir?</li>
<li>2010 yılından bu yana Fatih Projesi kapsamında kaç ihale yapılmış, bu kapsamda hangi şirketlere kaç TL ödeme yapılmıştır?</li>
<li>2010 yılından bu yana Fatih Projesi kapsamında harcanan bütçe ile kaç öğrenci yurdu ya da kaç derslik yapılabilirdi?</li>
<li>Fatih Projesi sonlandırılmış mıdır?&#8221;</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2018/02/12/serkan-topal-onerge-verdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vekil Dudu’dan, Cem Evlerine teklif</title>
		<link>https://ekogundem.org/2017/08/19/vekil-dududan-cem-evlerine-teklif/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2017/08/19/vekil-dududan-cem-evlerine-teklif/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oxy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Aug 2017 07:32:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[anayasada aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[mevlüt dudu]]></category>
		<category><![CDATA[önerge]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekogundem.org/?p=11319</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin sosyo-politik din gerçekliğinin ayrılmaz bir parçası olan Alevilik, inanç ve gelenek bütünü çerçevesinde Türk hukuk sisteminde yer bulması gerektiğini belirten Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, 2017-2018 eğitim öğretim dönemi müfredatında Alevi inancı ve kültürüne ilişkin öğretilere yer verilmemesini eleştirirken, cemevlerinin ibadethane statüsüne alınmasıyla ilgili T.B.M.M.&#8217;ye önerge sundu. Milletvekili Mevlüt Dudu önergesinde şu görüşlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="entry-title"><strong>Türkiye’nin sosyo-politik din gerçekliğinin ayrılmaz bir parçası olan Alevilik, inanç ve gelenek bütünü çerçevesinde Türk hukuk sisteminde yer bulması gerektiğini belirten Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, 2017-2018 eğitim öğretim dönemi müfredatında Alevi inancı ve kültürüne ilişkin öğretilere yer verilmemesini eleştirirken, cemevlerinin ibadethane statüsüne alınmasıyla ilgili T.B.M.M.&#8217;ye önerge sundu.</strong></p>
<p class="entry-title"><strong>Milletvekili Mevlüt Dudu önergesinde şu görüşlere yer verdi; </strong></p>
<p>&#8220;Devletin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğini tanımlayan Anayasa’nın 2 ikinci maddesi, herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyeti ile ibadet, dini ayin ve törenlerin serbest olduğunu belirten Anayasa’nın 24 üncü maddesi ile herkesin din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeden kanun önünde eşitliğini tanımlayan 10. maddesi gereği cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Devletin, din ve vicdan hürriyetinin serbestçe icra edilmesi için gereken düzenlemeleri yapma ve tedbirleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Alevi kesimin ibadet ve dini inanç anlayışları çerçevesinde cemevlerine hukuki statü kazandırılarak mevcut sorununlaiklik anlayışı içinde çözülmesi amaçlanmaktadır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye’nin de tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 9 uncu maddesinde, “Herkes, düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir; bu hak, din ve inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık ve kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğüne sahiptir” denilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>AİHS’in ayrımcılık yasağını tanımlayan 14 üncü maddesinde de hiçbir, din, siyasal ve diğer kanaate ayrımcılık yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM); 203 Türk vatandaşının, Türkiye Cumhuriyeti’nin AİHS’nin 9. maddesini ihlal ettiğine yönelik 31 Ağustos 2010 tarihinde açtığı dava sonucunda önemli kararlar almıştır. 27 Nisan 2016 tarihinde alınan kararda; Türkiye’de ulusal mevzuat uyarınca cami, kilise ve sinagogların elektrik faturalarını ödemekten muaf olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Türkiye’de ulusal makamların cemevlerini “ibadethane” olarak kabul etmediği için iç hukukta tanınan avantajlardan mahrum bıraktığına işaret eden Mahkeme Kararında; bunun AİHS’nin 9 uncu ve 14 üncü maddesine aykırı olduğu, Alevi kesimine ayrımcılık yapıldığı ifade edilmiştir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>AİHM; “Kanaatimizce konunun düğüm noktası; kesin olarak Türkiye’deki nüfusun çoğunluğu tarafından tatbik edilen İslamiyet’in Sünni yorumuna ayrıcalıklı muamele yapılması ve fakat elektrik faturalarını ödemekten muaf tutulma imkânı gibi bazı istisnalar dışında diğer dinlere benzer bir muamelede bulunulmamasıdır” tespitini yapmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türkiye’nin “İslamiyet’in Sünni yorumuna özel ve imtiyazlı bir statü tanımaya hakkı olup olmadığı” sorusunu yönelten AİHM; bir dinin tarihi ve kültürel sebeplerle Devlet içinde imtiyazlı bir statüye sahip olunabileceğinin içtihatlarla kabul edildiği, ancak farklı dini gruplara da ayrımcılık gözetilmemesi  gereğine vurgu yapmıştır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90 ıncı maddesinde; Türkiye’de yürürlüğe konmuş uluslararası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, Anayasa’ya aykırılık iddiasında bulunulamayacağı, milletlerarası andlaşma ile Anayasa’nın aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde milletlerarası andlaşmanın esas alınacağı hükme bağlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bu çerçevede Türkiye’nin kabul ettiği uluslararası sözleşmeler ile Anayasa’nın din ve vicdan hürriyeti ilkesi esas alınarak, cemevlerine“ibadethane” statüsü verilmesi için 442 sayılı Köy Kanunu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu başta olmak üzeretoplam 14 kanunda değişiklik yapılmıştır. Bu düzenlemeler ile “cami, mescit, sinagog, havra gibi” gibi “cemevleri” de ibadethane statüsüne alınmaktadır. Böylece kanun uygulayıcısının ya da yüksek yargının içtihatlarında ikileme düşmesinin önü kapatılmaktadır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Köy Kanunu değiştirilerek, cami gibi “cemevleri” de köyün orta malları kapsamına alınarak, ibadethane statüsü hukuki güvenceye alınmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cemevlerinincami, mescit ve diğer ibadethaneler gibi aydınlanma giderlerinin karşılanmasının yanı sıra, Bina Vergisi, Gelir Vergisi, bina inşaat harcı, iskan harcı, Kurumlar Vergisi, Elektrik ve Havagazı Vergisi gibi muafiyetlerden yararlanması sağlanmaktadır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Teklif ile Toplu Konut İdaresi’nin kaynaklarının cemevi inşaatı için de kullanılması, İmar Kanununun değiştirilerek, cemevlerinin yasal statüde tanımlanması sağlanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cemevleri ibadethane statüsüne alındığı için içki satışı yapan yerler ile otogaz istasyonları ve depolama tanklarının diğer ibadethaneler gibi cemevlerine belirli mesafede olması sağlanmaktadır. Türk Ceza Kanununda yapılan değişiklik ile de uyuşturucu kullanımı ve satışı suçlarının tüm ibadethaneler gibi cemevlerine yakın yerlerde işlenmesi halinde cezaların artırımı düzenlenmektedir.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2017/08/19/vekil-dududan-cem-evlerine-teklif/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
