<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsan Hakları Derneği &#8211; Ekogündem Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://ekogundem.org/tag/insan-haklari-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekogundem.org</link>
	<description>Ekonominin Nabzı &#124; (0326) 613 04 64</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Sep 2021 11:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç: Pandemi koşullarına hazır mı?</title>
		<link>https://ekogundem.org/2021/09/17/hdp-adana-milletvekili-tulay-hatimogullari-oruc-pandemi-kosullarina-hazir-mi/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2021/09/17/hdp-adana-milletvekili-tulay-hatimogullari-oruc-pandemi-kosullarina-hazir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 11:13:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[AdaletBakanı Abdulhamit Gül]]></category>
		<category><![CDATA[Adli Tıp Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Okullar pandemi koşullarına hazır mı?]]></category>
		<category><![CDATA[Sincan Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM İçtüzüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=62682</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 15.09.2021 HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) son verilerine göre, Türkiye’de hapishanelerde 604’ü ağır, 1605 hasta mahpus tedavi için tahliye edilmeyi beklemektedir. Tahliye için tek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na </strong>Aşağıdaki sorularımın, <strong>Adalet </strong><strong>Bakanı Abdulhamit Gül tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 15.09.2021</strong></p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/10/Tulay-Hatimogullari.jpg" width="1106" height="737" /></strong></p>
<p><strong>HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, </strong>İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) son verilerine göre, Türkiye’de hapishanelerde 604’ü ağır, 1605 hasta mahpus tedavi için tahliye edilmeyi beklemektedir. Tahliye için tek merci olan <strong>Adli Tıp Kurumu</strong> (ATK) tarafından hasta tutuklulara dair “hapishanede kalamaz” raporu verilmesine rağmen tutukluların tahliyesi, hapishane savcıları tarafından “<strong>devlet güvenliğine tehdit</strong>” gerekçesiyle engellenmekte, bu da tutukluların ölümüne neden olmaktadır. Son olarak kanser hastası 70 yaşındaki Mehmet Ali Çelebi, tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nden tahliye edildiği 25 Ağustos’tan 10 gün sonra yaşamını yitirmiştir.</p>
<p>Cezaevlerinde kalamaz durumda olan tutuklulara yönelik bu uygulamalar ise İHD’nin 2020 yılı raporuna göre, 16’sı ağır hasta tutuklunun hapishanede, 5’inin de tahliyelerinden kısa bir süre sonra yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Bu yılın ilk 3 ayında 2 ağır hasta mahpus hapishanede, 1’i ise tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamını yitirmiştir. Nisan-Eylül ayları arasında bir ağır hasta mahpus hapishanede, bir ağır hasta mahpus da tahliye olduktan kısa bir süre sonra yaşamını yitirmiştir. Hasta mahpusların yaşamını yitirmesine neden olan hapishane sistemi, yaşam hakkı ihlalinin en yoğun uygulandığı alanlara dönüşmüştür.</p>
<p><strong>Bu bağlamda;</strong></p>
<p><strong>1.</strong>Ağır hasta mahpusların artık tedavi edilemez duruma geldiklerinde tahliyelerinin yapılmasının, yasal düzenleme olmasına rağmen hasta mahpusların infazlarının ertelenmemesinin nedeni nedir?</p>
<p><strong>2.</strong>Ağır hasta mahpusların tedavi edilemez durumda iken hastaneye gönderilmesi politikasına son verilecek midir?</p>
<ol start="3">
<li>Ağır asta mahpusların tahliyesi hakkında Bakanlığınızın çalışması var mıdır?</li>
</ol>
<p><strong>4.</strong>Ağır hasta mahpuslar, 5275 sayılı yasanın 16. Maddesinin (ağır ve sürekli hastalık nedeniyle ceza tehiri) hangi şartlarını yerine getirmemektedir? Bu şartlara uymasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?</p>
<p><strong>5</strong>.İnfazının çoğunu yerine getirmiş yaklaşık 600 ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla hükmün geriye bırakılması veya diğer adli kontrol hükümleri için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?</p>
<ol start="6">
<li>Hapishanelerde son beş yılda kaç hasta mahpus vefat etmiştir?</li>
<li>Hapishanelerde hasta olduğu sağlık raporları ile sabit kaç mahpus bulunmaktadır?</li>
</ol>
<p><strong>8.</strong>Bakıma muhtaç, ağır hastalığı olan mahpusların hapishanelerde tutulmalarının hukuki gerekçesi nedir?</p>
<p><strong>9.</strong>Pandemi koşullarında hapishanede hasta ve ağır hasta mahpusların sağlık hizmetleri nasıl karşılanmaktadır?</p>
<div id="attachment_52215" style="width: 932px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-52215" class=" wp-image-52215" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/08/Tülay-Hatimoğlullları.jpg" alt="" width="922" height="634" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/08/Tülay-Hatimoğlullları.jpg 1030w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/08/Tülay-Hatimoğlullları-300x206.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/08/Tülay-Hatimoğlullları-1024x704.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/08/Tülay-Hatimoğlullları-768x528.jpg 768w" sizes="(max-width: 922px) 100vw, 922px" /><p id="caption-attachment-52215" class="wp-caption-text">Okullar pandemi koşullarına hazır mı?</p></div>
<p>Aşağıdaki sorularımın, <strong>Adalet</strong><strong>Bakanı Abdulhamit Gül </strong>tarafından Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 15.09.2021</p>
<p><strong> </strong><strong>Tülay Hatımoğulları Oruç</strong></p>
<p><strong>HDP Adana Milletvekili</strong></p>
<p>İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) son verilerine göre, Türkiye’de hapishanelerde 604’ü ağır,1605 hasta mahpus tedavi için tahliye edilmeyi beklemektedir. Tahliye için tek merci olan Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından hasta tutuklulara dair “hapishanede kalamaz” raporu verilmesine rağmen tutukluların tahliyesi, hapishane savcıları tarafından “devlet güvenliğine tehdit” gerekçesiyle engellenmekte, bu da tutukluların ölümüne neden olmaktadır. Son olarak kanser hastası 70 yaşındaki Mehmet Ali Çelebi, tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nden tahliye edildiği 25 Ağustos’tan 10 gün sonra yaşamını yitirmiştir.</p>
<p>Cezaevlerinde kalamaz durumda olan tutuklulara yönelik bu uygulamalar ise İHD’nin 2020 yılı raporuna göre, 16’sı ağır hasta tutuklunun hapishanede, 5’inin de tahliyelerinden kısa bir süre sonra yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Bu yılın ilk 3 ayında 2 ağır hasta mahpus hapishanede, 1’i ise tahliye edildikten kısa bir süre sonra yaşamını yitirmiştir. Nisan-Eylül ayları arasında bir ağır hasta mahpus hapishanede, bir ağır hasta mahpus da tahliye olduktan kısa bir süre sonra yaşamını yitirmiştir. Hasta mahpusların yaşamını yitirmesine neden olan hapishane sistemi, yaşam hakkı ihlalinin en yoğun uygulandığı alanlara dönüşmüştür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bu bağlamda;</strong></p>
<p><strong>1.</strong>Ağır hasta mahpusların artık tedavi edilemez duruma geldiklerinde tahliyelerinin yapılmasının, yasal düzenleme olmasına rağmen hasta mahpusların infazlarının ertelenmemesinin nedeni nedir?</p>
<p><strong>2.</strong>Ağır hasta mahpusların tedavi edilemez durumda iken hastaneye gönderilmesi politikasına son verilecek midir?</p>
<ol start="3">
<li>Ağır asta mahpusların tahliyesi hakkında Bakanlığınızın çalışmasıvar mıdır?</li>
</ol>
<p><strong>4.</strong>Ağır hasta mahpuslar, 5275 sayılı yasanın 16. Maddesinin (ağır ve sürekli hastalık nedeniyle ceza tehiri) hangi şartlarını yerine getirmemektedir? Bu şartlara uymasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?</p>
<p><strong>5</strong>.İnfazının çoğunu yerine getirmiş yaklaşık 600 ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla hükmün geriye bırakılması veya diğer adli kontrol hükümleri için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?</p>
<ol start="6">
<li>Hapishanelerde son beş yılda kaç hasta mahpus vefat etmiştir?</li>
<li>Hapishanelerde hasta olduğu sağlık raporları ile sabit kaç mahpus bulunmaktadır?</li>
</ol>
<p><strong>8.</strong>Bakıma muhtaç, ağır hastalığı olan mahpusların hapishanelerde tutulmalarının hukuki gerekçesi nedir?</p>
<p><strong>9.</strong>Pandemi koşullarında hapishanede hasta ve ağır hasta mahpusların sağlık hizmetleri nasıl karşılanmaktadır?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2021/09/17/hdp-adana-milletvekili-tulay-hatimogullari-oruc-pandemi-kosullarina-hazir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İskenderun İnsan Hakları Derneği: Barış hakkı bir insan hakkıdır</title>
		<link>https://ekogundem.org/2020/09/01/iskenderun-insan-haklari-dernegi-baris-hakki-bir-insan-hakkidir/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2020/09/01/iskenderun-insan-haklari-dernegi-baris-hakki-bir-insan-hakkidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 14:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[1 Eylül Dünya Barış Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Barış hakkı bir insan hakkıdır]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Coşkun Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun İnsan Hakları Derneği: Barış hakkı bir insan hakkıdır]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun’da Güvercinli Parkta kitlesel basın açıklaması yaptı.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=52640</guid>

					<description><![CDATA[İnsan Hakları Derneği, İskenderun’da Güvercinli Parkta kitlesel basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Coşkun Selçuk, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada  “Türkiye’de, Dünya Barış Günü olarak kutlanan 1 Eylül vesilesiyle barışın egemen olduğu bir dünyada yaşamak istediğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Barış hakkı, bir insan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan Hakları Derneği, İskenderun’da Güvercinli Parkta kitlesel basın açıklaması yaptı.</strong></p>
<p><strong>İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Coşkun Selçuk, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada  “Türkiye’de, Dünya Barış Günü olarak kutlanan 1 Eylül vesilesiyle barışın egemen olduğu bir dünyada yaşamak istediğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz. Barış hakkı, bir insan hakkıdır.” Dedi.<img decoding="async" class="aligncenter  wp-image-52641" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu.jpg" alt="" width="1579" height="790" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu.jpg 1600w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu-300x150.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu-1024x512.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu-768x384.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2020/09/Iskenderun-IHD-1-Eylul-baris-gunu-1536x768.jpg 1536w" sizes="(max-width: 1579px) 100vw, 1579px" /></strong></p>
<p>Türkiye’de barışın inşasına giden yolda, insan haklarının temeli olan insan onuru, eşitlik, özgürlük ve adaleti asla unutmaması gerektiğini kaydeden Selçuk, şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>“Türkiye’de silahlı çatışma ve savaşın etkilerinin bu kadar ağır olduğu bir ortamda insan hakları savunucularının barış hakkını savunması ve barışın inşa edilmesi çalışmalarına katılması, aynı zamanda bir mücadele gerektirmektedir. Denilebilir ki, Türkiye’de barışın inşası, barış hakkı mücadelesidir. Türkiye, Kürt sorunu ve farklı inanç ve aidiyet sorunları gibi temel sorunlarını diyalog ve müzakereye dayalı çatışma çözüm yöntemleri kullanarak çözememiş bir ülkedir. Bu nedenle ülke içi ve ülke dışında silahlı çatışmalar, huzursuzluk devam etmektedir.</p>
<p>Türkiye’de barışın inşasına giden yolda, insan haklarının temeli olan insan onuru, eşitlik, özgürlük ve adaleti asla unutmamamız gerekir. Türkiye demokrasisinin geldiği nokta maalesef 82 Anayasasının gerisine düşen 2017 anayasa değişikliği ile tek kişi yönetimine dayalı otoriter bir yönetim biçimidir. Ancak buna karşın demokrasi ortak paydasında buluşabilen ve tek kişi yönetimine dayalı otoriter anayasayı reddeden büyük bir çoğunluk olduğu gerçeği umutlarımızın güçlenmesini sağlamaktadır. Türkiye halkı bir bütün olarak barış mücadelesinin yanı sıra yeniden demokrasiye giden yolu açacak, demokratik tutumlar gösterecek demokrasi mücadelesi bilincine ulaşmış durumdadır.</p>
<p>Demokrasi için ifade özgürlüğünü mutlak bir şekilde kullanmak isteyen on binlerin hapishanelerde tutulduğu ve dışarıdaki milyonların hapsedilme tehlikesi altında mücadele etmek zorunda bırakıldığı bir korku iklimi yaratılmıştır. Bu korku ikliminde adalet arayan tutuklu avukatların süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi yapması ve Av. Ebru Timtik’in adalet uğrunda yaşamını yitirmesi adalet mücadelesinin geldiği noktayı göstermektedir. Tam da böylesi zamanlarda yüksek sesle adaleti ve barışı savunmanın, bu korku iklimini değiştirecek bir içeriğe sahip olduğunu özellikle belirtmek isteriz.</p>
<p>Türkiye’nin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın erkek eşitliği bakımından mutlaka savunulması gereken Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi nedeniyle yapılan tartışmalar oldukça ibret vericidir. Kadına yönelik şiddetin önlenemediği ve giderek arttığı bir dönemde İstanbul Sözleşmesinin tartıştırılması şiddet politikalarının ne denli egemen olduğunu da göstermektedir. Denilebilir ki İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak medeniyetin bir ölçüsüdür. Bunun dışında elbette ki kadınların hak mücadelesinin çok ciddi kazanımlar elde ettiği ve barışa giden yolda kadın hakları mücadelesinin elzem olduğu unutulmamalıdır. Sınır tanımayan ekolojik tahribatın ve yaşadığımız pandeminin de kapitalizmin para hırsı ve savaş politikasından bağımsız düşünülmesi mümkün değildir.</p>
<p>Türkiye’nin yönetim sisteminin otoriterleştiği koşulların ortadan kaldırılarak demokrasi ve insan haklarına dayalı yeni bir toplum sözleşmesi yapması, barıştan ve barışı savunmaktan geçmektedir. Bunun için de ülkemizdeki demokrasi güçlerinin kararlı birlikteliği sürdürülebilir yeni bir barış sürecinin başlaması için en önemli güvence olacaktır. İHD, Türkiye’de barış ve demokrasiden yana kesimlerin birlikte mücadelesinin sonuç alacağı inancındadır.</p>
<p>İHD olarak, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada barışın egemen olduğu bir yaşam için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2020/09/01/iskenderun-insan-haklari-dernegi-baris-hakki-bir-insan-hakkidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İskenderun İHD: Türkiye Çocuk Koruma Politikasını oluşturmalı!</title>
		<link>https://ekogundem.org/2019/01/31/iskenderun-ihd-turkiye-cocuk-koruma-politikasini-olusturmali/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2019/01/31/iskenderun-ihd-turkiye-cocuk-koruma-politikasini-olusturmali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 14:06:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Ayten Kılınç]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Adalet Sisteminin İyileştirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk işçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı]]></category>
		<category><![CDATA[hak temelli bir çocuk politikası]]></category>
		<category><![CDATA[İHD İskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Mertcan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Çocuk Koruma Politikasını oluşturmalı!]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türk Medeni Kanunu 28 28 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Veri Tabanı Oluşturulmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=26074</guid>

					<description><![CDATA[ Türkiye&#8217;nin çocuklara yönelik koruma politikasının oluşturulması gerektiğini belirten İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ayten Kılınç, çocuğun korunması için kurum ve kuruluşların yanısıra sivil halkın da duyarlığının önemine dikkat çekerek &#8220;Türkiye Çocuk Koruma Politikasını oluşturmalı!&#8221; dedi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türk Medeni Kanunu 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong> Türkiye&#8217;nin çocuklara yönelik koruma politikasının oluşturulması gerektiğini belirten İnsan Hakları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Ayten Kılınç, çocuğun korunması için kurum ve kuruluşların yanısıra sivil halkın da duyarlığının önemine dikkat çekerek &#8220;Türkiye Çocuk Koruma Politikasını oluşturmalı!&#8221; dedi.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-26080" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1-1024x609.jpg" alt="" width="1024" height="609" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1-1024x609.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1-300x179.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1-768x457.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1.jpg 1025w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Türk Medeni Kanunu 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu</strong> ve <strong>5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu</strong>&#8216;nun önemli yer tuttuğunu belirtti ancak Türkiye&#8217;de çocuk ve kadın alanında çalışan muhattapların tüm iyi niyetli girişimlerine karşın olumsuz örneklerin sayısının hızla arttığına işaret eden Ayten Kılınç, &#8220;Tüm bu artış ve olumsuz örneklere karşın ne yazık ki Türkiye&#8217;de bütün kapsamlı ve tüm kurumların Etkin Entegre olduğu bir çocuk koruma politikası bulunmamaktadır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Gelişmiş bir ülkede tüm çocukların bakımı ve korunması kanunu ilgi alanında olmalı kayıt altına alınmalı denetlenmeli ve aile devlet tarafından desteklenmeli&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de kendi öz ailesi yanında bakımı sağlanamayan ailesi yanında olmasına karşın ihmal edilen, yoksulluktan dolayı sağlıklı gelişimi risk altında bulunan, olumsuz yaşam koşullarında yaşamaya çalışan, buna karşılık korunma kararı bulunmayan, kamunun herhangi bir şekilde ilgi alanında olmayan çok sayıda çocuk bulunduğunu vurgulayan <strong>İHD Yönetim Kurulu Üyesi Ayten Kılınç,</strong> &#8220;Gelişmiş bir ülkede tüm çocukların bakımı ve korunması kanunu ilgi alanında olmalı kayıt altına alınmalı denetlenmeli ve çocuklarına bakabilmeleri için ailelere gereksinim duydukları her türlü desteği sağlanmalıdır&#8221;dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-26079" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayten-Kılınc-ihd-iskenderun-1024x700.jpg" alt="" width="1024" height="700" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayten-Kılınc-ihd-iskenderun-1024x700.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayten-Kılınc-ihd-iskenderun-300x205.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayten-Kılınc-ihd-iskenderun-768x525.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/Ayten-Kılınc-ihd-iskenderun.jpg 1025w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>&#8220;Mertcan olayında iki kadın ve bir çocuk şiddetin her şeklini yaşamış&#8221;</strong></p>
<p>Geçtiğimiz haftalarda İskenderun&#8217;da babası tarafından elektrik süpürgesi borusu ile dövülerek ağır yaralanan ve ardından tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybeden 6 yaşındaki Mertcan ile ilgili İnsan Hakları Derneği&#8217;nin yaptığı çalışma raporunu kamuoyu ile paylaşan İskenderun İnsan Hakları Koruma Derneği Mertcan&#8217;ın yaşadığı olaylar ve sonuç ile ilgili olarak kadına şiddetin her şeklini yaşamış iki kadın Mertcan&#8217;ın babaannesi ve annesi boşanma davasında en önemli sebebin şiddet olmasına rağmen çocukların velayetinin babaya verilmesi eski kocanın tehditlerinden korkan anne çocuğun velayetini istememesi tutuklanan babanın velayeti altında bulunan Mertcan&#8217;a şiddet uygulaması ardından yaşanan olumsuz sonuçlara dikkat çeken <strong>İHD Yönetim Kurulu Üyesi Ayten Kılınç, İHD İskenderun binasında yaptığı açıklamasının devamında şunları söyledi:</strong></p>
<p>&#8220;Kolluk kuvvetlerinin şikayetleri duyarsız kaldığı, her şikayet sonrası erkeğin elini kolunu sallayarak eve dönüşü şiddetin dozunu arttırmıştır.</p>
<p>Eğitim sistemi çocuğu yarış atına çevirmiştir. Ödevlerin fazlalığı özellikle oyun yaşındaki çocukların zamanlarını da elinden alarak ebeveynlerin adeta çocuklarına öğretmen olmaya zorlaması, şiddeti arttıran bir etken olarak ortada durmaktadır.Boşanma davalarında bireylerin beyanı yetmemeli bu konuda ciddi bir araştırma yapılarak çocuk velayeti öyle verilmelidir.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği olarak çocukların bugün karşı karşıya kaldığı olumsuz tablonun değişebileceğini inanıyoruz. Nasıl mı? Türkiye&#8217;nin taraf olduğu çocuk haklarına dair sözleşmelerin ilkeleri göz edilmeli ve her çocuğun insan haklarına saygı duyulması korunması ve gerçekleştirilmesini sağlama sorumluluğunu gerçekleştirmeye yönelik bütüncül ve <strong>hak temelli bir çocuk politikası oluşturulmalıdır. Ç</strong>ocukların karşılaştığı tüm şiddet türlerinin kısa vadede mücadele edilmesi ve toplumsal bilinci oluşturmak için Ç<strong>ocuklara Yönelik Şiddeti Önleme Ulusal Eylem Planı</strong> ivedilikle hazırlanmalı ve kamuoyunu açıklanmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde çocuk haklarını koruyup gözetmek <strong>Çocuk Hakları İhtisas Komisyonu</strong> kurulmalıdır.</p>
<p>Çocuklarla ilgili verilerin hak temelli ve terli toplu olarak tutulacak <strong>U</strong>l<strong>usal Veri Tabanı Oluşturulmalı</strong>dır.</p>
<p><strong>Çocuk işçiliği ile etkin mücadele kararlılığı yasal olarak ortaya konulmalı</strong> ve denetimlere denetimlerin süreci yakından izlenmelidir.</p>
<p>RTÜK dahil olmak üzere çocuklarla ilgili her konuda karar mekanizmalarında<strong> çocuk katılımı ve çocukların görüş ve önerilerini sunulacağı mekanizmalar kurulmalıdır.</strong></p>
<p>Çocuk Hakları alanında alınan tedbirlerin uygulanması ve ilerlemenin raporlanması hususunda<strong> Çocuk İnsan Hakları ve İnsan Hakları Örgütleri ile işbirliği içinde çalışma mekanizmaları kurulmalıdır.</strong></p>
<p>Türkiye bir an önce Ç<strong>ocuk Adalet Sisteminin İyileştirilmesi</strong> ile ilgili uluslararası tavsiyeleri uygun düzenlemeleri hayata geçirilmelidir.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-26081" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1024x693.jpg" alt="" width="1024" height="693" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-1024x693.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-300x203.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun-768x520.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/02/ihd-iskenderun.jpg 1025w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2019/01/31/iskenderun-ihd-turkiye-cocuk-koruma-politikasini-olusturmali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İskenderun Yaşam Platformu, pahalılık ve krizi protesto etti</title>
		<link>https://ekogundem.org/2019/01/12/iskenderun-yasam-platformu-pahalilik-ve-krizi-protesto-etti/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2019/01/12/iskenderun-yasam-platformu-pahalilik-ve-krizi-protesto-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jan 2019 20:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kültürünü Araştırma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçü Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim iş]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İSDEMİR Emeklileri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Bakkallar ve Bayiler Odası]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderun Yaşam Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal haklar derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Haklar Derneği İskenderun Şube Başkanı Avukat Bülent Akbay]]></category>
		<category><![CDATA[TMMOB İskenderun Temsilciliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=25643</guid>

					<description><![CDATA[İskenderun Yaşam Platformu, ekonomik krize karşı bir araya gelerek pahalılık ve krizi protesto etti. Kurumlar adına ortak basın açıklamasını okuyan Sosyal Haklar Derneği İskenderun Şube Başkanı Avukat Bülent Akbay, iğneden ipliğe her şeyin zamlandığını, hayat pahalılığının arttığını, ücretlerin erdiğini ve  satın alma gücünün düştüğünü söyledi. Bülent Akbay, “Siyasi iktidar kriz yok, ekonomi tıkırında nutukları atsa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İskenderun Yaşam Platformu, ekonomik krize karşı bir araya gelerek pahalılık ve krizi protesto etti. Kurumlar adına ortak basın açıklamasını okuyan Sosyal Haklar Derneği İskenderun Şube Başkanı Avukat Bülent Akbay, i</strong>ğneden ipliğe her şeyin zamlandığını, hayat pahalılığının arttığını, ücretlerin erdiğini ve  satın alma gücünün düştüğünü söyledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-25644" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/01/iskenderun-yaşam-platformu.jpg" alt="" width="960" height="518" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/01/iskenderun-yaşam-platformu.jpg 960w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/01/iskenderun-yaşam-platformu-300x162.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2019/01/iskenderun-yaşam-platformu-768x414.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p>Bülent Akbay, “<em><strong>Siyasi iktidar kriz yok, ekonomi tıkırında nutukları atsa da enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kabusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bizler için krizin anlamı kabaran faturalar, ödenemeyen borçlar, evlere gelen hacizler, çocuğuna okul kıyafeti alamadığı için, geçinemediği için intihara sürüklenen hayatlardır. Bizler için krizin anlamı işsizliktir. Her an ensemizde hissettiğimiz işsiz kalma tehdidi, artmaya devam eden iş cinayetleridir. İskenderun esnafı bir bir kepenk kapatıyor. Kredilerini ödeyemiyor. Fabrikalar üretimi durduruyor ve durmadan işçi çıkartıyor. İskenderun’da işsizlik ve yoksulluk sürekli artıyor. İskenderun icra dairelerinde dosya sayısı rekor düzeyde</strong></em>” dedi.</p>
<h3><strong><span style="font-size: 16px;">B</span><span style="font-size: 16px;">irçok sendika, dernek ve meslek odasından oluşan İskenderun Yaşam Platformu,Sosyal Haklar Derneği, İSDEMİR Emeklileri Derneği, İskenderun Bakkallar ve Bayiler Odası, TMMOB İskenderun Temsilciliği, Eğitim-İş, Eğitim Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği, Alevi Kültürünü Araştırma Derneği, İnsan Hakları Derneği ve Cemevi&#8217;nden oluşuyor.</span></strong></h3>
<p>İktidar çevrelerinin şimdiye kadar yaşanan tüm krizlerde olduğu gibi bu krizin faturasını da işçi sınıfına, emekçilere, yoksul halk kesimlerine çıkartmayı hedeflediğini söyleyen Akbay, “<em><strong>Üçte ikisi özel sektöre ve bankalara ait 467 milyar dolar dış borç 81 milyona ödetilmek isteniyor. Küçük bir azınlığın borcu, zamlarla, adaletsiz vergilerle, işsizlik tehdidiyle halkın yüzde 99’u olarak bizlerin sırtına yıkılmaya çalışıyorlar. Krizin bedelini halk değil yaratanlar ödemelidir</strong></em>” dedi.  <strong>Açıklamaya CHP, HDP, EMEP de destek verdi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2019/01/12/iskenderun-yasam-platformu-pahalilik-ve-krizi-protesto-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumartesi Anneleri 700. Haftasında</title>
		<link>https://ekogundem.org/2018/08/26/cumartesi-anneleri-700-haftasinda/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2018/08/26/cumartesi-anneleri-700-haftasinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Aug 2018 23:27:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Cumartesi Anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ekogundem.org/?p=21143</guid>

					<description><![CDATA[(İHD) olarak 27 Mayıs 1995’te başlayan ve 700. haftadır devam eden Cumartesi Anneleri/İnsanları eylemi vesilesiyle zorla kaybedilen kişileri hala unutmadıklarını ifade eden İskenderun İHD, konuyla ilgili olarak açıklama yaptı. İskenderun İHD Şube Eşbaşkanı Coşkun Selçuk, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: . Türkiye’de güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen ve kendilerinden bir daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(İHD) olarak 27 Mayıs 1995’te başlayan ve 700. haftadır devam eden Cumartesi Anneleri/İnsanları eylemi vesilesiyle zorla kaybedilen kişileri hala unutmadıklarını ifade eden İskenderun İHD, konuyla ilgili olarak açıklama yaptı.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-21144" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/IMG-20180825-WA0005.jpg" alt="" width="1328" height="632" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/IMG-20180825-WA0005.jpg 1328w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/IMG-20180825-WA0005-300x143.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/IMG-20180825-WA0005-768x365.jpg 768w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2018/08/IMG-20180825-WA0005-1024x487.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 1328px) 100vw, 1328px" /></strong></p>
<p>İskenderun İHD Şube Eşbaşkanı Coşkun Selçuk, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: .<br />
Türkiye’de güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen ve kendilerinden bir daha haber alınamayan insanların aileleri ve insan hakları savunucuları olarak, “Kayıpların bulunması ve adaletin sağlanması” talebiyle başlattığımız barışçıl direniş bugün 700. haftasında.<br />
Aileler ve insan hakları savunucuları olarak 700 haftadır, her Cumartesi saat 12:00’de Galatasaray Meydanı’nda gözaltında kaybedilen yüzlerce insanımızın fotoğrafını taşıyarak Türkiye’nin en uzun erimli protestosunu sürdürüyoruz. Yıllar içerisinde Cumartesi Anneleri/İnsanları etkinliği Diyarbakır, Batman, Urfa, Cizre vb. yerlerde de düzenlenmiştir.<br />
700 haftadır, gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen insanlarımıza ne olduğunu soruyor, onları kaybedenlerin adil bir yargılama faaliyeti sonucunda cezalandırılmasını istiyoruz.<br />
Ancak devlet bugüne kadar gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkartacak ve onları kaybedenleri ve insanlığa karşı suç olan bu kaybedilmelerde sorumluluğu olanların yargı önünde hesap vermesini sağlayacak bir adalet sistemini devreye sokmadı.<br />
Devletin gücünü sınırlayacak, yurttaşın hak ve özgürlüklerini koruyacak hukuk kurumlarının yokluğu taleplerimizin karşılıksız kalmasına, hakikati bilme ve adalete ulaşma hakkımızın ihlal edilmesine neden oldu.<br />
İHD olarak zorla kaybedilenlere ilişkin taleplerimiz açık ve net:<br />
• Zorla kaybedilenlerin akıbeti ortaya çıkarılmalı,<br />
• Fail ve sorumulular yargı önünde hesap vermeli,<br />
• Devlet gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etmeli,<br />
• Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumlularını koruyan cezasızlığa son verilmeli; adalet sağlanmalı,<br />
• Gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesine, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı ki bir daha asla hiç kimse gözaltında kaybedilmesin,<br />
• Türkiye Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalamalı, onaylamalı ve uygulamalı.<br />
• Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü&#8217;ne taraf olmalı.<br />
700 haftadır başta Galatasaray’da olmak üzere dile getirdiğimiz bu talepler, demokratik toplumun temel değerlerine, Türkiye’nin anayasal normlarına ve uluslararası hukuk kurallarına dayanan meşru haklardır.<br />
Bu taleplerimizin gerçekleşmesinin önündeki en büyük engel Türkiye’de hukukun üstünlüğünü esas alacak siyasi bir iradenin bulunmamasıdır. İktidarların insan haklarını, yargı bağımsızlığını ve hukukun üstünlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik politikaları sonucunda hakikate ve adalete ulaşmamız bugüne kadar mümkün olmadı.<br />
İktidarlar, inkar, baskı ve şiddet politikaları ile toplumu duyarsızlığa, suskunluğa sürüklemek isterken biz, 700 haftadır, yılgınlığa karşı inancı, umutsuzluğa karşı umudu, baskıya karşı direnci, inkara karşı hakikati hatırlattık. Umutsuzluğa, korkuya, yılgınlığa yer yok; bunlar kaybetmenin ilk basamaklarıdır diye haykırdık sessizliğimizle.<br />
Cumartesi Annelerinin/İnsanlarının 700 haftadır bitmedi bekleyişim, eksilmedi özlemim, tükenmedi umudum, kaybolmadı inancım, azalmadı direncim, solmadı karanfilim diyerek Galatasaray’a çıkışı bu yüzdendir.<br />
700. haftamız vesilesiyle hatırlatmak isteriz ki, güvenlik güçlerinin işlediği suçlarda gerçeğin gizli tutulması, bu suçların faillerinin cezasızlık zırhıyla korunması yalnız mağdurların sorunu değil, temel bir hukuk, demokrasi ve insan hakları sorunudur. Hakikati inkar eden, failleri hukukun üstünde tutarak cezasız bırakan devlet politikası, ülkenin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve barışa gidecek yolu üzerinde barikat kuruyor. Bu barikatı aşmak için mücadele etmek yurttaşlık görevidir.<br />
700. haftamız vesilesiyle bir kez daha kamuoyunu, Türkiye’de yaygın bir şekilde yaşanmış ve bugüne kadar cezasız bırakılmış gözaltında kaybetme suçuna karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz. İnsanlık onurunu hedef alan bu suçun cezasız bırakılmaması için herkesi kayıtsız kalmama sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz.<br />
700. haftamız vesilesiyle bir kez daha ilan ediyoruz:<br />
Gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bizler, hakikat adına, adalet adına ,vicdan ve insanlık onuru adına mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.<br />
Kayıplarımızı unutmayacağız!<br />
Gözaltında kaybedilenleri insanlarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz!<br />
Umudun, direncin, inancın ve haklılığın gücüyle sürdürdüğümüz bu mücadelenin kazananı biz olacağız!<br />
700 hafta önceki talebimizi tekrarlıyoruz: Kayıplar Bulunsun, Failler Yargı Önünde Hesap Versin!<br />
Adalet arayışımız sonuç alıncaya kadar devam edecektir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2018/08/26/cumartesi-anneleri-700-haftasinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
