<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dış politika &#8211; Ekogündem Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://ekogundem.org/tag/dis-politika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ekogundem.org</link>
	<description>Ekonominin Nabzı &#124; (0326) 613 04 64</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jun 2025 19:10:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>&#8220;İsrail ve İran Arasında Sıkışan Türkiye: Güvenlik Tehditleri, Enerji Riski ve Dış Politikada Yön Arayışı&#8221;</title>
		<link>https://ekogundem.org/2025/06/16/israil-ve-iran-arasinda-sikisan-turkiye-guvenlik-tehditleri-enerji-riski-ve-dis-politikada-yon-arayisi/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2025/06/16/israil-ve-iran-arasinda-sikisan-turkiye-guvenlik-tehditleri-enerji-riski-ve-dis-politikada-yon-arayisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 19:09:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Esnaf DERGİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA["İsrail ve İran Arasında Sıkışan Türkiye: Güvenlik Tehditleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Riski ve Dış Politikada Yön Arayışı"]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ekogundem.org/?p=95273</guid>

					<description><![CDATA[ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, dış politikadaki son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İsrail ve İran arasındaki gerginliğin, bölgede yeni tehditleri beraberinde getirdiğini belirten Yıldırım Kara, Türkiye’nin bu krizlere karşı sağduyulu ve tutarlı bir dış politika izleyemediğini vurguladı. “İsrail ve İran arasındaki gerilim, artık doğrudan çatışma sürecine evrilmiş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-start="205" data-end="561"><strong>ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, dış politikadaki son gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. İsrail ve İran arasındaki gerginliğin, bölgede yeni tehditleri beraberinde getirdiğini belirten Yıldırım Kara, Türkiye’nin bu krizlere karşı sağduyulu ve tutarlı bir dış politika izleyemediğini vurguladı.</strong></p>
<p data-start="563" data-end="990"><a href="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2025/02/Nermin-Yildirim-Kara-tbmm-2.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-92112" src="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2025/02/Nermin-Yildirim-Kara-tbmm-2.jpg" alt="" width="1105" height="737" srcset="https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2025/02/Nermin-Yildirim-Kara-tbmm-2.jpg 1024w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2025/02/Nermin-Yildirim-Kara-tbmm-2-300x200.jpg 300w, https://ekogundem.org/wp-content/uploads/2025/02/Nermin-Yildirim-Kara-tbmm-2-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 1105px) 100vw, 1105px" /></a>“İsrail ve İran arasındaki gerilim, artık doğrudan çatışma sürecine evrilmiş durumda. Bu gelişmeler, zaten yıllardır savaşlarla yıpranmış olan bölgemiz açısından ciddi riskler barındırıyor. İsrail, İran’ın nükleer programını gerekçe göstererek müdahalelerini meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak bu durum, çok daha büyük tehlikelerin önünü açıyor.” diyen Yıldırım Kara, İran’dan gelebilecek olası bir göç dalgasına da dikkat çekti.</p>
<p data-start="992" data-end="1303">İran sınırına yakınlığıyla bilinen Van’ın, İsrail saldırılarında hedef alınan Natanz Nükleer Tesisi’ne sadece yaklaşık bin kilometre uzaklıkta olduğunu belirten Kara, “Bu tesiste meydana gelebilecek daha büyük bir nükleer sızıntı, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilir. Ülkemiz bu riski ciddiyetle ele almalı” dedi.</p>
<p data-start="1305" data-end="1704">Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalinin de ciddi ekonomik sonuçları olacağına değinen CHP’li vekil, “Günde 21 milyon varil petrol taşınan bu stratejik su yolundaki kesintiler, küresel ölçekte bir enerji krizine neden olabilir. İran’dan ithal ettiğimiz doğalgaz da bu süreçten olumsuz etkilenebilir. Ancak iktidarın bu tabloyu gereken hassasiyetle değerlendirmediğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p data-start="1706" data-end="2023">Yıldırım Kara, açıklamasında Cumhuriyet’in temel dış politika ilkelerine de vurgu yaptı:<br data-start="1794" data-end="1797" />“Türkiye’yi hem İkinci Dünya Savaşı’ndan hem de Orta Doğu’daki çatışmalardan uzak tutan yaklaşım, ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesidir. Lozan Antlaşması’na düşmanlık eden bir iktidarla sağlıklı bir dış politika tasarlanamaz.”</p>
<h3 data-start="2025" data-end="2075">“SAVAŞ VAR” BAHANESİYLE MUHALEFET SUSTURULAMAZ</h3>
<p data-start="2077" data-end="2532">İktidarın krizi bir “milli birlik” söylemiyle araçsallaştırdığına işaret eden Yıldırım Kara, “Demografik, ekonomik ve siyasal açıdan ülkeyi etkileyecek bir kriz, yalnızca ‘safları sıklaştırma’ çağrısıyla karşılanıyor. Muhalefete ‘susun’ deniliyor. Ancak aynı anda hem İsrail yayılmacılığına karşı uyarılar yapılıyor hem de İran’a karşı bir koalisyonda yer alma olasılığı dile getiriliyor. Bu çelişki, iktidarın gerçek niyetini gözler önüne seriyor.” dedi.</p>
<p data-start="2534" data-end="2921">CHP’li Kara, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:<br data-start="2582" data-end="2585" />“Geçtiğimiz yıl, ‘iç cepheyi güçlendirelim’ denilerek partimize yönelik baskıların nasıl tırmandığını unutmadık. Bugün de aynı senaryonun tekrarlandığını görüyoruz. Eğer gerçekten toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir dış politika inşa edilmek isteniyorsa, muhalefeti susturmaya çalışmak yerine diyaloğa açık bir tutum benimsenmelidir.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2025/06/16/israil-ve-iran-arasinda-sikisan-turkiye-guvenlik-tehditleri-enerji-riski-ve-dis-politikada-yon-arayisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İdlib’de yenen yumrukları değil ölebilecek askerimizi sayacağız”</title>
		<link>https://ekogundem.org/2017/10/08/idlibde-yenen-yumruklari-degil-olebilecek-askerimizi-sayacagiz/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2017/10/08/idlibde-yenen-yumruklari-degil-olebilecek-askerimizi-sayacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oxy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Oct 2017 14:16:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı]]></category>
		<category><![CDATA[cumgurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[el bab]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[idlip]]></category>
		<category><![CDATA[işid]]></category>
		<category><![CDATA[Katar]]></category>
		<category><![CDATA[nusra]]></category>
		<category><![CDATA[operaston]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[TSK]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekogundem.org/?p=12252</guid>

					<description><![CDATA[TSK’nın İdlib’e harekat açıklamasının ardından sınırda yaşanan gelişmelerle ilgili basın açıklaması yapan Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, “24 Ocak’ta Astana’da yapılan görüşmelerde Rusya İran ve Türkiye arasında imzalanan ortak mutabakatta “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı”ya yapılan özel vurgu Türkiye’nin Suriye politikasında keskin dönüşün dünyaya ilanıydı. Dün İdlib’e harekât açıklaması ise Suriye’de yürütülen kirli savaşta Suudi Arabistan, Türkiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TSK’nın İdlib’e harekat açıklamasının ardından sınırda yaşanan gelişmelerle ilgili basın açıklaması yapan Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, “24 Ocak’ta Astana’da yapılan görüşmelerde Rusya İran ve Türkiye arasında imzalanan ortak mutabakatta “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı”ya yapılan özel vurgu Türkiye’nin Suriye politikasında keskin dönüşün dünyaya ilanıydı. Dün İdlib’e harekât açıklaması ise Suriye’de yürütülen kirli savaşta Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar tarafından beslenip büyütülen cihatçı katillerin Türkiye’ye temizletme ilanıdır.” dedi.</p>
<p>Hükümetin Suriye politikasının yanlışlığını dile getiren Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, Türkiye’nin kirli savaşta taraf olmaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın operasyonları boks maçına benzetmesini de “tam bir sorumsuzluk örneği” olarak niteleyen Yarayıcı, “Operasyon bir boks maçı değil ve İdlib’de yenen yumrukları değil ölebilecek askerimizi sayacağız” dedi .</p>
<p>Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, açıklamasının devamında şunları dile getirdi:</p>
<p>“Çok değil daha 2015 yılında Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin koordinasyonu sonucu, özellikle Suriye yönetimine karşı sahada başarı kazanmak amacıyla Fetih Ordusu kurdurulmuştu. Kimler yoktu ki bu kirli cephede; bugün İdlib’in kontrolünü elinde bulunduran Nusra Cephesi’nden, Ahrar’uş Şam’a, Feylak eş Şam’dan Cund el Aksa’ya birçok cihatçı yapı yer alıyordu. Tümünün ortak özelliği sivil katliamlara imza atan, Şeriat talepli katil sürülerinden oluşmalarıydı. Ne yazık ki bizim vergilerimizden toplanan paralar silah ve lojistik olarak iktidar tarafından bu katillere aktarılmaktaydı. Nitekim Fetih Ordusu kurulduktan kısa bir süre sonra İdlib’in tamamını ele geçirdiler.</p>
<p>Ancak Suriye’yi bölmek için çıkarılan kirli savaş, kışkırtıcıların istediği doğrultuda gelişmedi. Dünyanın dört bir yanından topladıkları cihatçılar Rusya ve İran’ın da desteğiyle direnen Suriye halkları karşısında başarı elde edemediler. Önce Amerika sonra Suudi Arabistan ve Katar cihatçı çetelere desteklerini adım adım kestiler. AKP iktidarı uzun bir süre desteğe devam etti ancak onlar da daha fazla direnemedi ve Osmanlıcılık hülyalarına sessizce elveda dediler.</p>
<p>Son bir yıldır başta Halep olmak üzere ülkenin dört bir yanında yenilen cihatçıların Suriye devletinin bilinçli politikalarıyla İdlib’de toplanmalarına izin verildi. Astana görüşmelerinde çatışmasızlık alanı olarak belirlenen İdlib’de ki örgütlerin temizleme işi de Türkiye’ye havale edildi. Cumhurbaşkanı yaptığı açıklamada “Biz içeriyi, Rusya dışarıyı koruyacak” diyor. İran yok, Rusya dış sınırları koruyacak. Türkiye ise sözde muhalifler ve Suriye yönetimi arasında konumlanacak. Bu basit bir ateşkes sağlama görevi değildir. Herkesin de bildiği gibi İdlib’in en büyük askeri gücü Heyet Tahrir’uş Şam (eski adıyla Nusra Cephesi) dır ve bu örgüt Astana sürecinin dışında kalarak bu görüşmeleri tanımadığını daha önce deklere etmişti.  Dolayısıyla yürüttüğü savaşın önünde kim durursa onunla savaşacaktır. Bu örgütün önünde durma görevi de ne yazık ki bizim askerimize kalmıştır. El Bab operasyonundan çok daha fazla askerimizin hayatını kaybedebileceği gün gibi ortadadır. Askerimizin henüz girmediği sözde Özgür Suriye Ordusu’nun oraya girdiği söylemi de durumu değiştirmiyor. Öncelikle bu yapının yine vergilerimizle beslenen bir çapulcu sürüsü olduğunu tüm dünya biliyor. Suriye’de tek bir meşru ordu vardır ve o da Suriye ordusudur.</p>
<p>Bu operasyon iktidar tarafından yine milliyetçi cepheyi genişletmek amacıyla iç siyaset malzemesi olarak kullanılacaktır. Ulusal bir kurtuluş savaşına hazırlanır gibi sınırda gün boyu askeri araçlardan İstiklal Marşı ve kahramanlık türküleri çalınmaktadır. Oysa ortada bir kahramanlık yoktur. Olan Osmanlıcılık hülyalarıyla, daha başında taraf olmamamız gereken kirli bir savaşı körüklemenin faturasının, Türkiye’ye ödettirilmesidir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı açıklamasıyla halkı açıkça kandırmaktadır. Türk ordusu Ne El Bab’ta, ne Cerablus’ta ne de İdlib’de kalıcı değildir. Nasıl ki Fırat Kalkanı harekatı Rusya’nın izni İran ve Suriye Hükümetinin göz yummasıyla gerçekleştirilmişse, İdlib operasyonu da aynı devletlerin gözetimi altında yapılacak ve operasyonlar tamamlandığında ordu buraları terk etmek zorundadır.</p>
<p>Erdoğan’ın operasyonları boks maçına benzetmesi de tam bir sorumsuzluk örneğidir. Operasyon bir boks maçı değil ve İdlib’de yenen yumrukları değil ölebilecek askerimizi sayacağız. Suriye savaşının ilk gününden bu yana komşuluk ilkelerine saygı gereği kirli savaşın tarafı olmamamız ve taşeronluğa soyunmamamız gerektiğini defalarca dile getirdik. Ama iktidar her seferinde bildiğini okudu. Şimdi her seferinde duvara toslayan ve şimdi tel tel dökülen dış politikanın faturası halkımıza ödettirilmektedir.  İdlib’de askerimizin dökülecek her damla kanının tek sorumlusu AKP iktidarının ta kendisidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2017/10/08/idlibde-yenen-yumruklari-degil-olebilecek-askerimizi-sayacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Dış politikanın bedelini Hataylılar ödüyor”</title>
		<link>https://ekogundem.org/2015/10/20/dis-politikanin-bedelini-hataylilar-oduyor/</link>
					<comments>https://ekogundem.org/2015/10/20/dis-politikanin-bedelini-hataylilar-oduyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ekogundem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2015 15:39:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[antakya]]></category>
		<category><![CDATA[belen]]></category>
		<category><![CDATA[CHP genelbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dış politika]]></category>
		<category><![CDATA[Dörtyol]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkhan]]></category>
		<category><![CDATA[payas]]></category>
		<category><![CDATA[Serinyol]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ekogundem.org/?p=758</guid>

					<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Hatay’da Hataylılara seslendi…   CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap COP Hatay Milletvekilleri Mevlüt Dudu, Birol Ertem, Serkan Topal, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, CHP İl Başkanı Ertuğrul Gün, İlçe Başkanları ve Hataylılar tarafından [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>C</strong><strong>HP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Hatay’da Hataylılara seslendi…   </strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap COP Hatay Milletvekilleri Mevlüt Dudu, Birol Ertem, Serkan Topal, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, CHP İl Başkanı Ertuğrul Gün, İlçe Başkanları ve Hataylılar tarafından karşılandı&#8230;</p>
<p>Özel uçakla geldiği Hatay&#8217;da, ilk olarak Serinyol Mahallesi&#8217;nde özel bir rehabilitasyon merkezini ziyaret ederek çocuklarla bir süre sohbet etti.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra seçim çalışmaları kapsamında Uğur Mumcu Alanı&#8217;nda toplanan partililere seslendi. Kılıçdaroğlu, &#8220;1 Kasım&#8217;da sandığa gideceğiz. Bu seçimler sıradan seçimler değil. Sandığa gideceğiz, Türkiye&#8217;nin kaderini değiştireceğiz. Türkiye&#8217;yi kendi bölgesinde saygın bir ülke yapacağız. Unutmayın, huzur ve refah isteyenler çoğunluk bu ülkede. Biz varız ve milyonlarız, birlikteysek yaparız&#8221; dedi.</p>
<p><strong><a href="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-763" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu.jpg" alt="kılıçdaroğlu" width="960" height="539" /></a>“Dış politikanın bedelini Hataylılar ödüyor”</strong></p>
<p>Hatay&#8217;ın en ciddi sorunları yaşayan kentlerden biri olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, &#8220;Dış politikada izlenen yanlışların faturasını Hataylıların ödediğini&#8221; öne sürdü. Kılıçdaroğlu, Suriye&#8217;ye barış getirmek istediklerini anımsatarak, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Benim size sözüm var. Yetkiyi verin Suriye sorunu çözeyim, çözeceğiz. Suriye&#8217;ye barışı getireceğim. Kardeş kavgasına son vereceğim. Hiçbir derdimiz yok bizim Suriyeli kardeşlerimizle. Derdimiz, başımızda yönetici olanların Suriye&#8217;nin iç işlerine karışması. Neden Suriye&#8217;ye silah gönderiyoruz, hangi gerekçeyle gönderiyoruz. Hangi akılla kardeşi kardeşe kırdırıyoruz. 20 bine yakın çocuk öldü Suriye&#8217;de. 2 milyonun üstünde Suriyeli şu anda Türkiye&#8217;de. Kimisi sokaklarda, parası olanlar ev kiralamış durumda, büyük kısmı &#8216;Uygar dünyaya geçmek istiyorum, huzurlu yaşam sürmek istiyorum&#8217; diye Avrupa kapılarında. O insanlara yazık günah değil mi?&#8221;</p>
<p><strong><a href="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-kırıkhan-buluşması.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-761" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-kırıkhan-buluşması.jpg" alt="kılıçdaroğlu kırıkhan buluşması" width="960" height="720" /></a>“Sandıkta Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz”</strong></p>
<p>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kıyıya vuran küçük bir çocuğun bedeninin bütün dünyanın yüreğini sızlattığını belirterek, o tabloyu hazırlayanları herkesin bildiğini kaydetti. &#8220;O zaman yapacağımız bir şey var&#8221; diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;1 Kasım&#8217;da sandığa gideceğiz. Bu seçimler sıradan seçimler değil. Sandığa gideceğiz, Türkiye&#8217;nin kaderini değiştireceğiz. Türkiye&#8217;yi kendi bölgesinde saygın bir ülke yapacağız. Unutmayın, huzur ve refah isteyenler çoğunluk bu ülkede. Biz varız ve milyonlarız, birlikteysek yaparız.&#8221;</p>
<p><strong>“Bu dış politikayla turist niye gelsin?&#8217; </strong></p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ı Başbakanlığı döneminde yazdığı mektupla Suriye konusunda uyardığını anımsatarak, &#8220;Biz bunu çözeceğiz&#8217; dediler. Şimdi ABD, Rusya orada, Türkiye kapının dışında Çin yolda geliyor. Dış politikadaki hatanın faturasını 78 milyon vatandaş öder. Diyorlar ki &#8216;Turist gelmiyor.&#8217; Bu dış politikayla turist niye gelsin?&#8217; ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;Yetki verin gençlerin önünü açacağız&#8221;</strong></p>
<p>Dış politikayla ilgili eleştirilerini sürdüren Kılıçdaroğlu, &#8220;Türkiye&#8217;nin her yerden dışlandığını&#8221; iddia ederek, tüm yaşananların düşünülerek sandığa gidilmesini istedi.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, “&#8221;Bu seçim, düşünerek sandığa gitmemiz gereken seçimler. Milli takım tutar gibi ya da bir takım tutar gibi parti tutanlara sesleniyorum. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;ne oy verenlere sesleniyorum. Bu dış politika kimseye fayda getirmiyor. &#8216;İşsizlik fakirlik var&#8217; diyorlar, onların çocukları değil, sizin çocuklarınız işsiz. &#8216;Fakirlik var&#8217; diyorlar, onlar fakirliğin ne olduğunu bile bilmiyorlar. Benim size sözüm var. Yetki verin dış politikayı yeniden ama yeniden düzenleyeceğiz. Yetki verin gençlerin önünü açacağız. Aramızda çok genç var. Sizlere de sesleniyorum. Bütün meydanlar size serbest olacak. Yasağı kaldıracağım. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-760" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/chp-li-kadinlar.jpg" alt="chp li kadinlar" width="960" height="539" />Özgürce gezeceksiniz. İnternet yasağı&#8230; Ne yasağı, sosyal medya da yasak, bunların tamamını kaldıracağım. Onlar gençleri, olağan şüpheli olarak görüyorlar. Ben de gençleri bu ülkenin onuru gururu ve geleceği olarak görüyorum. Sevgili anneler 1 Kasım&#8217;da kesinlikle sandığa gidin.&#8217; Dedi.</p>
<p><strong>“Seçim bildirgemizi kopya çektiler”</strong></p>
<p>Kılıçdaroğlu, seçim bildirgelerini açıkladıklarını vurgulayarak, &#8220;Dediler ki &#8216;Yapamazsın.&#8217; Şimdi, onlar da kopya çektiler. Onlar da bizim seçim bildirgemizi örnek aldılar. Demek ki ülkenin sorunlarına en iyi teşhisi koyan parti CHP&#8217;ymiş. Demek ki en iyi kadrolar CHP&#8217;deymiş. Ülkeyi en iyi yönetecek parti CHP&#8221; dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>&#8220;1 Kasım seçimleri çok önemli&#8221;</strong></p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu, parlamentoda 4 siyasi parti grubunun bulunduğunu anımsatarak, partilerden birinin 13 yıldır iktidarda olduğunu ve Türkiye&#8217;yi hangi noktaya getirdiğini herkesin gördüğünü ifade etti. <strong><a href="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-hatayda-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-768" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-hatayda-6.jpg" alt="kılıçdaroğlu hatayda (6)" width="960" height="720" /></a></strong></p>
<p>Diğer partinin ise her şeye &#8220;Hayır&#8221; dediğini savunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: &#8220;Hayır diyen partiye sorduk &#8216;Niye seçime giriyorsun? Girmeyin&#8217; dedik. Üçüncü parti denklem dışı, geriye bir parti kalıyor ülkeyi yönetecek. Herkesi kucaklayan, konuşan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen parti, herkesin kimliğine, inancına saygı duyan bir parti. O parti Mustafa Kemal&#8217;in partisi CHP. Parlamentoda iki zıt grup var MHP ve HDP. Koalisyon görüşmeleri sırasında iki partinin ortak bir görüşü vardı. &#8216;Mutlaka CHP koalisyonda olmalı.&#8217; Neden çok zıt olsalar bile güvendikleri tek parti CHP. Bu bizim bu ülkenin sorunlarına ne kadar sağlıklı yaklaştığımızı gösteren tipik bir örnek. O açıdan 1 Kasım seçimleri çok önemli. Oyumuzu kullanacağız.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-hatayda-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-767" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-hatayda-2.jpg" alt="kılıçdaroğlu hatayda (2)" width="960" height="720" /></a>Dış politikada Suriye, içeride de toplumsal barış sorunu olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, Ankara&#8217;daki terör saldırısında 102 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Olay sonrası gazetecilerin ilgili bakana istifaya dair soru sorduğunu anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Gazeteciler soru soruyor biri çıkmış pişkin pişkin gülüyor. İnsanlar hayatını kaybetmiş, sen nasıl gülersin. Güvenlik zafiyeti var mıydı? &#8216;Yoktu&#8217; diyor. Peki bu 102 kişi nasıl öldü, hangi gerekçeyle öldü. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;ne oy veren yurttaşlara sesleniyorum. Letonya&#8217;da bir alışveriş merkezinde çatı çöktü, insanlar öldü bakan istifa etti. Norveç&#8217;te yine bir canlı bomba pek çok insan öldü ama bakan dedi ki &#8216;Benim şahsi sorumluluğum var ben istifa ediyorum.&#8217; Bunlar 102 kişi ölmüş, güvenlik zafiyeti var. Neden önlem almadınız diye soruyorum, &#8216;Biz Kızılay&#8217;da aldık&#8217; diyor. O da istifa etmiyor. 102 kişinin sorumluluğu onların boynundadır.&#8217;<img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-761" src="http://www.ekogundem.org/wp-content/uploads/2015/10/kılıçdaroğlu-kırıkhan-buluşması.jpg" alt="kılıçdaroğlu kırıkhan buluşması" width="960" height="720" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ekogundem.org/2015/10/20/dis-politikanin-bedelini-hataylilar-oduyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
