İskenderun ADD: Devrim şehidi Kubilay’ı andı

Published on:  /   Yorum yapılmamış

Atatürkçü Düşünce Derneği İskenderun şube başkanı Fahrettin turhaner Kubilay’ın gericiler tarafından katledilişinin 88 yılında yaptığı açıklamasında Devrim şehidi Kubilay’ın sonsuza dek yaşayacağını söyledi.

Başkan Fahrettin Turaner,  haber portalımız  www.ekogundem.org’a yaptığı açıklamasının devamında “Devrim şehidi Kubilay unutulmayacak. Cumhuriyetin iç ve dış düşmanları ne yaparlarsa Demokratik laik Cumhuriyeti Sonsuza kadar yaşatacağız. Emperyalizm ve onun maşalarını dün nasıl mağlup ettiysek yeniden hep birlikte tarihin çöplüğüne atacağız.” dedi.

MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY KİMDİR?

Mustafa Fehmi Kubilay, 1930 yılında “Menemen Olayı” sırasında başı kesilerek öldürüldü. Mustafa Fehmi Kubilay, 1906 yılında Adana ilinin Kozan ilçesinde Giritli bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Babasının adı Hüseyin, ana adı Zeynep’tir. Kozan’da terzi çıraklığı yaparken Antalya Öğretmen Okulu’nun sınavlarını kazandı. Antalya Muallim Mektebi ve İzmir Muallim Mektebinde okuduktan sonra Bursa Öğretmen Okulu’nu 1926 yılında bitirdi. Mustafa Fehmi Kubilay, 1930 yılında öğretmen olarak İzmir’in Menemen İlçesi’nde 43.Piyade Alayında asteğmen rütbesiyle askerlik görevini yapmak üzere gönderildi. Mustafa Fehmi Kubilay, 23 Aralık 1930 tarihinde asteğmen olarak görev yaptığı İzmir’in Menemen ilçesinde Cumhuriyet karşıtı bir grup tarafından bekçi Hasan ve bekçi Şevki ile birlikte başı kesilerek 24 yaşında öldürüldü. Tarihe “Menemen Olayı” ve “Kubilay Olayı” olarak geçmiştir. Anısına Menemen’de bir anıt yapıldı. Bursa Öğretmen Okulu’na da bir büstü kondu. Olayın ardından sıkıyönetim ilan edildi. “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını zorla kaldırmaya teşebbüs ve yardım” etmekten yargılanan bağnazlardan 32’si idama, 73’ü ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.

23 Aralık 1930 günü gerçekleşen, İzmir’in Menemen ilçesinde, askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki’nin şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciri. Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir. Olayların ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş, General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divanı Harp’te failler idam dahil çeşitli cezalara çarptırılmıştır.

Bu olayda elebaşılar arasında, Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini “Mehdi” olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söylemişlerdi.

Derviş Mehmet, “kendisinin peygamber olduğunu, şeriatı yerine getireceğini, Menemen’in 70 000 Müslüman askeri tarafından kuşatıldığını” tehditkâr bir şekilde ilan ederek halkı şeriat bayrağı altında toplanmaya çağırdı. Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyledi.

Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya taktılar ve Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura diktiler. Bayrağın çevresinde dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve “Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir.” diyerek bir isyan hareketi başlatmak istediler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası halkı korkuttu. Olaylar ilçedeki askeri birliğe duyuldu. 43.Piyade Alay komutanı, P.Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı olay yerine gönderdi.

Mustafa Fehmi Kubilay Ayaklanan bu gerici topluluğun tehlikeli hareketlerini denetim altına alabilmek amacıyla 26 kişilik müfrezesiyle olay yerine geldi. Mustafa Fehmi Kubilay askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını istedi. Onlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaraladı. Karşıdan bunu gören askerler ateş açtılar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişeklerine maruz kalan göztericilerden Derviş Mehmet “bana kurşun işlemiyor” diyerek halkı gayelana getirdi. Yaralanan  Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet çantasından çıkardığı testere ağızlı bağ bıçağı ile yaralı Asteğmen Kubilay’ın başını kesti. Kubilay’ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaraladı. Ancak açılan ateş sonucu o da öldü. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu öldürülür.

Bu olayın ardından;31 Aralık 1930 tarihinde Menemen’de 1 Ocak 1931’den itibaren de Manisa ve Balıkesir’de Orgeneral Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilir. Sonra 57. Tümen Komutanı olarak 1. Kolordu Komutan Vili olan General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kuruldu. 15 Ocak 1931 tarihinden itibaren Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık Divanı Harp’te yargılanır..

29 Ocak 1931 günü sonuçlanan mahkeme 36 (ölmüş olan bir sanık ile 37) kişinin idama mahkûm edilmesine, 40 kişinin sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmesine, 27 sanığın beraatine, 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmesine karar verir.

Göstericilerden altısının yaşı küçük olduğun için ölüm cezaları ağır hapse çevrilir.Yargılama sonucunda 28 sanık, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edilir. Sıkıyönetim ilan edilir. Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den, 8 Mart 1931’de de Menemen’den kaldırıldı.

Kategori:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.