İSTE ve İTSO çalıştayında sunuldu: “Otogar ve çevresi Kent meydanına dönüştürülmeli”

Yayım tarihi:  /   Yorum yapılmamış

İskenderun Teknik Üniversitesi ve İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliğinde Mimarlık Fakültesi’nin düzenlediği “İSKENDERUN MEKÂNSAL GELiŞiM ÇALIŞTAY”ı kent çıkarları adına başarılı akademik çalışmaları kent gündemine taşıdı.

Kentin gelişiminde sanayinin önemli bir rol üslendiğine işaret eden Öğretim Üyesi Dr. Bilge Çakır, su kenarlarının tarih boyunca cazibeli bölgeler olarak birçok medeniyetlere ev sahipliği yaptığına işaret etti.

Kıyı kentlerinin ticari, sosyal, kültürel ve ekolojik yaşamın en dinamik olduğu mekânlar olduğunu kaydeden Dr. Bilge Çakır, Kıyı kentleri hem doğal hem de kültürel çevrenin bir parçasıdır. Kıyı kentleri her zaman baskı altındadır. Kıyı ekosistemleri kentin artan gelişme baskılarına cevap verebilmek üzere hızla değiştirilmekte ve dönüştürülmektedir. Bu değişim ve dönüşüm özellikle son birkaç on yıldır afet boyutlarında kıyı kentlerinde etkisini göstermektedir (iklim değişikliği, deniz seviyesi yükselmesi, olağanüstü ve anlık meteorolojik olaylar, tehlikeli boyutlara varan hava ve su kirliliği, göçe bağlı aşırı nüfus artışı). Hem doğal hem de kültürel çevrenin parçası olmaları nedeniyle kıyılar üzerinde iddia edilen yetkilerin fazlalığı, koruma ve kullanma konusunda çatışan görüşlere ve çoğu kez geri dönülemez” dedi ve özellikle merkezi ve yerel yönetimler arasında oluşan çatışmalar nedeniyle de kıyı kentlerinin birçok yanlış uygulamalarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Kıyı kenti İskenderun’un da tarih boyunca cazibe merkezleri arasında olduğunu anımsatan Hatay MKÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Bilge Çakır, “İskenderun ve çevresindeki yerleşim ile ilgili ulaşabildiği en eski şehir planının 1858 yılında İngilizler tarafından haritalaştırıldığı ifade ederek; “İskenderun’da kentleşme ve yapılaşma şu anki merkez diye ele alınan noktada başladı. Kentin mekânsal gelişimi, 1858 yılında ilk merkezin oluşmaya başlamasıyladır. Ulaşabildiğimiz en eski plan ya da harita bu haritadır. Daha sonra İskenderun 1942’li yıllarda kuzeye doğru genişledi. İskenderun kıyı kenti olma özelliğinin avantaj ve dezavantajlarını yaşadığına vurgu yaptı.

 Öğr. Üyesi Dr.Tuğba Akar:  “Otogar ve çevresi Kent meydanına ve kent parkına dönüştürülmelidir”

Kent meydanlarının toplumun her kesiminin buluştuğu, kültürel ve sosyal etkileşimin ortam bulduğu alanlar olarak kentlerin oluşumunda çok önemli fonksiyonlarının bulunduğuna dikkat çeken Mersin Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Akar,  akademik çalışmasında; Feyezan Kanalı, İskenderun Otogar ve Ziraat Bahçesi’nin bulunduğu alanların kent parkı ve kent meydanı koridoru olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Tuğba Akar,  katılımcılarla paylaştığı sunumda “kent parkı ve kent meydanı koridoru bir bütün halinde kentsel tasarım yarışmasına açılarak yarışma ile bu bölgenin tasarlanması ele alınmalıdır. Otogar ve çevresi Kent meydanına ve kent parkına dönüştürülmelidir” dedi.

Kategori:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

eg webe iletişim