Angus sevkiyatına kitlesel protesto

Yayım tarihi:  /   Yorum yapılmamış

İskenderun Çevre Koruma Derneği’nin koordinasyonunda sivil toplum örgütleri,  meslek odaları, bazı siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla büyükbaş canlı hayvan  sevkiyatının yapılmasının çevre ve insan sağlığı açısından istenmeyen durumların yaşanması Dolayısıyl İskenderun Limakport  kapısında kitlesel bir protesto gerçekleştirildi.

İskenderun Çevre Koruma Derneği’nin öncülüğünde;
Hatay Tabip Odası iskenderun Temsilciliği, Hatay Ziraat Mühendisleri Odası, İskenderun Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası,
İnşaat Mühendisleri Odası İskenderun Temsilciliği, Makine Mühendisleri Odası, İskenderun Temsilciliği,
Elektrik Mühendisleri Odası İskenderun Temsilciliği,
Cumhuriyet Halk Partisi İskenderun İlçe Örgütü,  Cumhuriyet Halk Partisi Arsuz İlçe Örgütü, Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu, HDP İlçe Örgütü, Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube, Eğitim-Sen İskenderun Şubesi, Eğitim-İş İskenderun Şubesi, Korunmaya Muhtaç Çocuklara Yardım Derneği, Evimiz İskenderun Süpürge Derneği, İskenderun Ayna Kültür Sanat Derneği Atatürkçü Düşünce Derneği İskenderun Şubesi, Atatürkçü Düşünce Derneği Karaağaç Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İskenderun Şubesi, İnsan Hakları Derneği, İskenderun Bakkalar ve Bayiler Esnaf Odası,  İskenderun Muhtarlar Derneği, İskenderun Berberler ve Kuaförler Odası, Türk Kadınlar Birliği Derneği, İskenderun Şubesi kitlesel tepkiye katılımlarıyla destek verdi.

İÇKD bBaşkanı Nermin Yıldırım Kara açıklamasında; “Ülkemizin Yurtdışından yapmış olduğu canlı hayvan ithalatına ilişkin sevkiyat işlemleri bir süredir İskenderun limanından sürdürülmekte olduğuna dikkat Çekerek Büyük ve küçükbaş canlı hayvanları taşıyan gemilerden tahliye işlemleri sırasında kent merkezinde ve limana yakın civar mahallelerde insanların genzini yakan, nefes almayı engelleyen yoğun ve ağır bir koku yayıldığını söyledi.

Nermin Yıldırım Kara açıklamasının devamında şöyle konuştu:
“Bundan daha da önemlisi yaşadığımız coğrafyada aslında var olmayan farklı sinek türleri hayvanlarla birlikte gelmekte ve gemilerin şehrimize geldiği dönemde yoğun sinek şikayetleri de olmaktadır. Sineklerin bir çok hastalığın taşıyıcısı olduğu düşünüldüğünde daha önce ülkemizde hiç karşılaşılmayan hastalıkların ortaya çıkması söz konusu olabilecektir.

Her ne kadar ilgili bakanlıklar özellikle şarbon hastalığı hususunda şu an itibari ile artmış bir risk bulunmadığını ifade etselerde ilerleyen dönemlerde bu tür hastalıklarla karşılaşılmayacağının garantisi yoktur.
Hayvan sevkiyatının ötesinde ithal edilen hayvanlarda goruldugu iddia edilen şarbon hastalığı veya saman, et ve et ürünleri ithalatı diğer hastalık risklerini daha da arttırmakta, Her geçen gün daha da zorlaşan üretim koşulları yerini üretememeye bırakmaktadır.

Mevcut sorunlar sadece İskenderun bölgesinin bir sorunu değil yaşadığımız bölgenin ayrıca ülkemizin bir sorunudur.

Gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatlarının ülkemiz hayvancılığına yaratacağı olumsuz etki açıktır.

Esas olan son yıllarda yıkıma uğratılan tarım ve hayvancılık politikalarının tekrar düzenlenmesi, damızlık ve hayvan üretimi,et ve süt üretimine yönelik bir seferberlik ilan edilerek destek ve teşvikler yerli üretime geçilmesidir.
Ancak kısa vadede ülkemizin et ihtiyacını karşılamak üzere canlı hayvan ithalatı devam edecek ise çevre ve insan sağlını koruyan tedbirler alınmalıdır.

*Canlı hayvan ithalatının daha sağlıklı ve guvenilir bir izleme sistemi ile yapilabilmesi için bağimsiz veteriner birliklerinin de sisteme entegre edilmesi cok önemlidir.
*Ulkeye giris noktalarinda her türlü hayvan ithalatinda hayvan sagligi denetimlerinin özel olarak oluşturulmuş ve her türlü teknik donanıma ve alt yapıya sahip alanlarda denetlenmesi çok önemlidir.

Yukarıda da izah ettiğimiz üzere siyasi iradeden beklentimiz bir an önce ülkemizde hayvancılığının geliştirilmesi ve tekrar kendi ihtiyacımızı karşılayacak düzeye gelebilecek politikalar oluşturması ile gerek taşıyacağı hastalık riskleri gerekse yerli üretime olumsuz etkileri açısından hayvancılığımızın ölüm fermanı olan canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatından vazgeçilmesi olmakla birlikte,
kısa vadede canlı hayvan sevkiyatlarının bundan sonra devam edecek olması durumunda KENT MERKEZLERİNDEN UZAK,MESKUN MAHAL dışındaki limanlardan yapılması, hayvanların sıkı veteriner kontrolünden geçmeleri, dezenfeksiyon işlemlerinin yapılması, karantina sürelerine dikkat edilmesi ve özel Karantina alanları oluşturulmasıdır.

Ayrıca;
Son olarak geçtiğimiz haftalar da İzmir Alsancak Limanı tarafından red kararı ile kente alınmayan JULİA AK gemisinin tüm çabalarımıza rağmen İskenderun Limanında tahliye edilmesi,
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aynı kanun ve yönetmelik hükümlerinin geçerli olduğu Liman bölgelerindeki tahmil tahliye ,denetim ve kontrol ile ilgili işlemlerin ülkemizin değişik bölgelerinde farklı uygulamaya tabi tutulması kafalarımızda soru işaretleri yaratmıştır.

Anayasamızın 56.maddesinde de dediği gibi Asıl olan sağlıklı yaşam hakkıdır.
Konu ile ilgili görev ve sorumluluk sahiplerini toplum sağlığını ilgilendiren bu konuda daha duyarlı Ve hassas olmaya davet ediyoruz.”

Kategori:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.